Yönetmeni böyle psikopatlıklar yapmasın. Zorlamasın bu kadar. istediği eve girsin, bıçak çeksin, tekme atsın, insanların yüzlerine ayağı ile bastırsın. Gerçekten. Rahatlar. Kişisel rekorumu kırdım, filmin başında ağlamaya başladım, sonuna gelince ağlamayı bıraktım. Yüzüm ağlamaktan şişmişti. Beni 3 yerimden bıçaklamış olsa bu kadar ağlamazdım.
Buradan değerli bir yazar iflah ile ilgili bir küfür yazmıştı. Allah Allah dedim, bir insanın iflahı o eyleme nasıl konu olabilir? Araştırdım. Bu küfür ne anlama geliyordu? Neden insanlar iflah denilen o şeye böyle şeyler yapıyordu? Sonucunda ben olayı gözümün önüne getiremediğim için çok fazla anlamadım ve kendimce konuyu kapattım. Filmi izlerken o küfürün ne anlama geldiğini anladım.
Deli ya da zihinsel engelli olarak anılan memo aslında otizmli. 2020 yılında bile hâlâ klasik otizmlilerin deli olarak görüldüğü türkiye'de karakterin otizmli olduğunun belirtilmemesini sevdim.
Memo'nun çocuğu olmasına, evlenmiş olmasına takılmadım. Muhtemel tecavüze uğramış bir kızla evlendirildi, çocuk ondan değil. Çünkü başka türlüsü mümkün değil. Haliyle ben baba kız ilişkisi olarak bakamadım. iki küçük arkadaşın ilişkisi gibi geldi bana. Ancak aralarında oluşan saf sevgiye bayıldım.
Tek anlamadığım şey şu oldu. Asker neden kızının katilinin memo olmadığını öğrendiği zaman kaçak genci vurdu? Bunu hangi duygu ile yaptı? Neden yaptı? Kızını öldürmeyen birinin asılması ona ne kazandıracaktı? Anlamadım.