ben türkoloji okudum. her dil, başka dillerden kelime alır verir, gayet normal. etkileşim içinde olan insanlar ister istemez kelime alış-verişinde bulunur. mesela tüccarların bunda etkisi çok fazladır. son yıllarda özellikle teknolojiyi icat eden yayan ülkelerin dillerinden türkçeye çok fazla kelime girmiş. 160-150 yıl önce, daha doğrusu 1800 lerde fransızcanın yoğun bir etkisi var. islamiyetin kabulüyle birlikte arapça ve farsçanın türkçe üzerinde müthiş bir tazyiki var. türkçedeki gün isimleri bile türkçe değil cuma ve cumartesi arapça, diğerleri farsça. günlük hayatta kullandığımız bir çok kelime türkçe değil. kaldı ki yeni lisan hareketinin, cumhuriyetin ilk yıllarında kurulan tdk’nin onca çalışmasına rağmen saf bir türkçeden çok uzaktayız.
mesela günümüzde dünyanın en çok konuşulan dillerinden biri olan ingilizce bile her yıl başka dillerden sayısızca kelime devşirmektedir. hatta türkçe bazı ekleri bile farsçadan almıştır. hane, istan gibi...
en başa dönecek olursak, kürtçenin yapma bir dil olduğunu, arapça, farsça ve türkçenin kırması olduğunu iddia edenler, elinizdeki kanıtlar ne?
her şeyi geçtim bir grup insan bir araya gelip biraz şurdan kelime aşıralım, biraz burdan gramer çalalım, biraz burdan morfoloji alalım mı demiş? böyle bir çalışma mı yapmışlar, ne dediğinizin farkında mısınız?
dil, insanların anlaşmasını sağlayan canlı bir varlıktır. insanlar iletişim kurmak için dillleri kullanıyor. dolayısıyla milyonlarca insanın konuştuğu ve anlaştığı bir dil, en az diğer diller kadar doğal bir dildir.
not: kürt değilim. sadece elinde kanıt olmadan, ön yargılarıyla yazanlara cevap vermek istedim.