Hali hazırda yaşadığımız berbat günlerde iyisiyle kötüsüyle geçmişi yâd etme, tercihe göre üzerine bir şeyler de karalama fasılitesidir.
*
Romanlarının şirazesi dünden kayık mahallenin arnavut kaldırımında; telâşlı ayaklar altında ezile ezile terbiye edilirdi zaman.
O vakitler zaman bize değil, biz zamanın üzerine basarak ilerlerdik.
Anlamı mahallelinin akşam fısıltılarında tartışmaya açık bir duygu karışık hep halet-i ruhiyelerde: "Mağrurluk"
Sonra gökyüzünün ince görüntüsünü keşfeden sırasını savdı birer birer.
Mağrurluk da akşam ezanıyla kafa kafaya verip uğuldaşan rüzgâra atladı gitti,
Anlaşılan o ki, o da onlar gibi pes etti.
Kendi topladığımız bilyelere dolandı ayaklarımız sonra,
Topallaya topallaya zor çıkar olduk yokuşumuzu.
Vakit simsiyah gecenin karasına çatınca, herkes kadar omzumuza kalanlarla zaman denilen girdabın içinde yoğrulduk,
Biz; sallanpeş etimizle zaten anadan doğma yorgunduk.
Gölgesi de, şefkâti de üzerimize düşmeyecek yıllara;
tökezleye tökezleye koşar adım sızlayan bacaklarla..
Bilmeden adına yaşam denen bu yolculuktan dönemezdik,
Ve o çağ, buna akıl dahi erdiremezdik.