facebook denen merette küçüklük resimlerimi gördüm. daha ilk okula giderkenkiler. meğer ne kadar güzel bir çocukluğum varmış dedim kendi kendime. hiç bir pisliğe bulaşmadığım, kimsenin dedikodusunu yapmadığım, hiç kul hakkı işlemediğim, sırf menfaatimden ötürü birileriyle muhabbet etmediğim ve yüzlerine gülmediğim ne kadar belliymiş o fotoğraflarımda meğersem.
hayatı bilmeden, geleceğim hakkında bir tahmin yapamadan yaşamama karşın, her şeyi doğallığıyla ve samimiyetiyle yaşamışım bende bir zamanlar. kimseyle arkadaş olmak zorunda olduğum için arkadaşlık yapmamışım. her şey içten ve sıcakmış meğer. yalan söylemeyi bırak, yalan nedir bilmiyormuşum bile.
her şeyin en iyisini bilen bir anneye ve ne sorsam doğru bir cevap verebilecek bir babaya sahipmiş(tim). en zor matematik sorularımı bile aklından çözebiliyordu çünkü babam. o dünyanın en zeki insanıydı. istediğim olmazsa tabi ağlayıp, zırlıyordum her çocuk gibi ama biliyordum ki, onlar doğru olanı yapıyordu benim için.
o günlere döndürdü beni bu resimler ve şimdiki benle yüzleştim.
ruhum kirlenmiş benim. ne edebiyat yapmak burdaki amacım, ne de günah çıkarmak. yaptığım hataların hepsinin farkındayım. çıkara dayalı ilişkiler, yeri geldiği zaman yalan konuşmak, işime geleni duymak, işime gelmeyene kulak asmamak. onu bunu çekiştirmek. karşımdakilerin dört dörtlük olmasını arzu etmek. hatanın bende olabilme ihtimalini bilmeme karşın, bunu kabullenmemek. aslında kabullenmek istememek.
artık babama soru sorsam belki aklından çözemeyecek cevabını. ya da annemin doğru dedikleri bana ters gelecek. geleceğim hakkında fikir de yürütebiliyorum artık. kimseye ihtiyacım yok(muş) yani. beni benden daha iyi kimse bilemez(miş).
her geçen gün daha çok pisliğe batıyorum. her gün biraz daha bir şeyler katıyorum kendime. bundan on yıl sonrasını düşünmek bile istemiyorum. kim bilir, belkide bugunlerimi bile arayacağım. neden bu dünya'da, kirlenerek yaşamaya mahkumuz, allah'ın bize bahşettiği bu beyni, reşit olarak kullanmayı öğrenir öğrenmez, niçin pis şeylerden medet umuyoruz. biliyorum asla eskisi gibi olmayacak hiç bir şey, ve asla düzelemeyeceğim ama en azından daha fazlasını yapmaktan, şu an yaptığım iğrençliklerden daha da fazlasını yapmaktan korkuyorum.
senden yardım beklediğimden değil bunları sana söylemem sözlük.
sadece kanıt bırakmak istemem. offffff...