mulayim

entry763 galeri video1
    601.
  1. ''önemsemezsen yenilirsin'' dedi. hayatı önemsemeye çalıştık; düşüncelere daldık, irdeledik, kah konuştuk kah sustuk sonra yavaş yavaş idrak etmeye başladık ki hayatı fazla ciddiye aldık..

    mulayim bu dünyaya ait olmayan bir mizaca sahiptir. bakar, duyar, görür sonra bambaşka anlatır karşısındakine. dersin bu benim bildiğim hikaye, bu benim gördüğüm çiçek mi..

    yer etmek, kalıcı olmak, varlığını sadece şimdi için değil her daim hayata ispatlamak için uğraşan biridir o. tahminleri, hayata bakışı, hissettikleri, hissedemedikleri her şeyi ile mülayimdir.

    evet insanları tanımak zordur. hele ki ''bu devir'' diye adlandırdığımız zaman diliminde.. gittikçe zorlaştırırken hayatı, duvarlar örerken çevremize ve ''güven'' noksanlığı ile sırt çevirirken insanlara; bu devirde ''ben anladım arkadaş'' lafı ütopya olur çıkar zihinlerde. ama ben gördüm, ben daha onun gözlerine bakmadan samimiyetine inandım. ve ben onu daha onu tanımadan tanıdığımı biliyordum.

    çünkü; çok tanıdıktır aslında o. yıllardır konuştuğun iç ses gibi. gelir oturur karşına o konuşur sen incelersin. bakarsın mimikleri, konuşma tarzı, hareketleri, taklitleri hepsi birden içindeki tele dokunur. pıt eder ve anımsarsın geçmişini, kurguladıklarını, rüyalarını.. hani nasıl izlediğin filmde yahut okuduğun kitapta kahramanı kendine katıp bu benim dersin ya oysa bilirsin gerçek değildir; mülayim de öyledir. tek bir sözünde dahi kendini bulursun. evet mülayim budur, biraz senden biraz benden ama farklı bu dünyaya, sana, bana benzemeyen bir ruhtur.

    Oysa; her daim siyah bir neskafede kendi yüzüme bakarken kendi iç sesini dinlemeye alışmış olan ben için, iç sesimmiş gibi mülayimin cümlelerini dinlemek ayrı bir zevkti benim için..

    edit: aşağıdaki şiiri sana armağan edeyim derken; sen yazmışsın zaten sözlüğe.. diyecek sözüm yok; hep var ol mülayim..

    Dinleyin !...
    Bu yıldızları böyle
    her gece
    niçin yakarlar ?
    Herhalde birisine gerekli diye?
    Herhalde yanmalarını isteyen birisi var?
    Ve herhalde birisi
    bu balgam parçalarını
    inci diye sayıklar?
    Ve zorlayıp
    bir öğle vakti kalkan toz borasını
    Tanrı katına varır
    geç kalmak korkusu yüreğinde
    yalvarır
    öper Tanrı'nın eline rahmet dilenerek
    ağlar -
    anlatır kendisine niçin bir yıldız
    gerektiğini -
    bu azaba yıldızsız katlanamayacağını

    Ve sonra o birisi
    gezdirir boğuntusunu diyar diyar
    sakin gözükmeye çalışarak:
    ''Şimdi daha iyisin değil mi?''
    diye sorar
    yoluna ilk çıkana
    ''Korkmuyorsun artık
    değil mi?''

    Dinleyin !
    Yaktıklarına göre bu yıldızları
    böyle
    her gece
    Birisinin işine yaramaları şart
    öyle değil mi
    ve şart olsa gerek
    gene her gece
    hiç olmazsa bir yıldızın yanıp sönmesi ..

    mayakovski
    2 ...