bazı insanlar vardır... hatta bu insanlar arasında sözlük yazarları da vardır ve milyonlarca sayfa okumuş olmalarına rağmen düşünce ve görüş belirtme özgürlüğüne ( hatta sözlükte bile ) bir gem vurma peşindedirler. faşizanlığın karşısında militanca dururlar ancak 'şu kadar okumadan, bu kadar bilmeden konuşma kardeşim' demekte de hiç bir ironi ve angutluk algılamazlar ve tabii ki bu çok normaldir. Marx 'işçilerin zincilerinden başka kaybedecek bir şeyleri yok' dedi; ama bugün batı işçisinin zincilerinden başka kaybedecek çok şeyi var. evi var arabası var... eh, diyelim biz yanlış anlıyoruz, biz normal vatandaşlar olarak kafası basmayan ve/veya cahil kimseleriz ancak şu çok bilen, evrimin sonraki basamağı olan muhteşem aydınlarımız ise bu derin bilgilerini ve ifade güçlerini ( ki bunu dalga geçmek için değil, inandığımdan söylüyorum ) nedense bizi eğitmeye yönelik çabalarda değil bizi aşağılayabilecekleri kadar aşağılamak amaçlı ve tatmin ihtiyacını gidermek gayesiyle kullanıyorlar. ve bu kişiler 'komünist', bu insanlar egoların azalacağı bir gelişmişlik sürecine inanmışlar, bu insanlar 'insanların komünizme alışmaları kolay değildir, belki uzun doğum sancılarının sonucunda gerçek manada komünzm olacaktır' diyen birisine inanıp, bu cümlenin konusu olan full komünist insanların bile komünizmi tam anlamaları ve sindirmeleri için uzun bir süreç geçmesi gerektiği temasını hatırlayamamaktadırlar.
ve bu insanlar, eğer komünizm insana en çok uyan yol ise ve bu yola girmek için belli bir gelişmişlik gerekiyorsa, bu yola çok uzun bir zaman sonra gireceğimizin en büyük delilidirler.