8.bölümünde, mahkumlara tiyatro salonunda film izlettirilen dizi.
diziyi 1. bölümden beri izliyorum. 1. ve 2. bölüm harici, 8.bölüme kadar izlediğim hiçbir bölümde, ekstra heyecan verici sahne yok. dizi çok yavaş ilerliyor. mahkumlar çoğu zaman, koğuşta değilde evlerinde gibiler. ha ara sıra, hani sırf kavga sahnesi olsun diye çekilen kavga sahneleri var. filiz denen mahkumun teki, aylin denen mahkumun tekine durduk yere sataşmaktadır. hani anlam veremedim. amaç neydi? durduk yere neyin afra tafrası bu kızım?
dizide çoğu zaman, kadın mahkumların cinsel arzularına şahit oluyorsunuz. biri doktora aşık olur, diğeri sırf çıkarları için aşçıyla iş pişirir. diğeri, sırf manitası terketti diye isyanlara kapılır falan filan.. klasik normal hayattaki kadın davranışları işte. ha birde dizinin %80i, mahkumların mektup yazmaları ve okumalarıyla geçiyor.
spoiler bitti.
yıllar önce yayınlanan bir dizinin arkasından konuşmak ne kadar mantıklı bilemiyorum ama, hikaye umarım ilerleyen bölümlerde geliştirilmiştir. yoksa bu diziye daha fazla tahammül edemeyeceğim.
bu tip kötü durumların dışında, oyunculara edecek tek kelime yok. hepsi çok güzel oynuyorlar. hepsi birer yetenek bankası maşallah. her birinin de karakterleri, rollerine cuk diye oturuyor. çok başarılı bir oyuncu kadrosu mevcut.
not: gülten karakterine ayrı bir hastayım. zaten dizi hareketlenirse de, bu karakter sayesindedir. sert ve emin tavırlarıyla, dizinin atraksiyonunu yükselten sayılı karakterlerdendir.
bu diziye bir kaç bölüm daha şans vereceğim. halen mıy mıy devam ederse, birdaha izlememek üzere bırakacağım.
son olarak;
dizinin bitiş müziği çok iyidir. güzel bir karadeniz türküsü.