şimdi hocam. 90 dakika deli gibi koşan takım istiyoruz. buna epey yaklaştık ama yavaş gidiyor.
transfer falan yapamıyoruz bahanesi anlamsız.
bu takımda elbette kondisyonu yüksek genç oyuncular var. biz koşan takım istiyoruz. koşsun parçalasın kendini. genç adam bi şey olmaz.
şimdi ne yapmalıya gelelim.
en büyük sorunumuz hala gol. gol şansı yanımızda değil. topçumuz neredeyse kaleciyle karşı karşıya topu kaleciye nişanlıyor.
sadece santraforlara değil gol atma ihtimali olan bütün topçular öncelikle kaleye gol vuruşu antremanı yapsınlar. bol bol şut çeksinler kaleye, gol olsun ama. gole, gol atma vuruşuna alışşsınlar.,antremanlarda.
sonra, oyunun 70 inci dakikasından sonra oyuna sokacağımız 2 ciğerli adamız olsun, genç olsun, atak olsun ki 70 ten sonra haliyle yorulan takımın dinlenmesini ve dinlenerek ufak tefek atakların devamını sağlasın. 70 ten sonra tak diye kesiliyor ataklarımız.
ayrıca bu iki futbolcu, rakiplerimizin bize sık sık yaptığı defansın arkasına tehlikeli top atma olayını bizim yapmamızı sağlasın. işi bitiren, o toplara hızlı koşular yapan, aldığı o topla kaleye yönelen adamlar olsun.
sen hesap adamısn hocam. 70 de 2 tane taze gücü oyuna sokmak takımın gücünü %20 artırır. hesap ortada 2/10 eder %20.
70 de %20 kondisyon eklemek ilaç gibi gelir.
dünkü kayseri kupa maçında rakip sahada yapılan 3 tane süper baskı vardı ki herkes alkışladı.
bu sürekli olmalı ve o topları kaleye sokacak hale getirmeliyiz. bu da gol çalışması ile olur. futbolcular antremanda bol bol gol atmalı.