Atatürk, 1922 Kasım'ının son günlerinde, The Morning Post gazetesi muhabiri Grace Ellison’ı Çankaya Köşkü'nde kabul etti. Bu sırada Zübeyde Hanım köşkte, oğluyla birlikte kalıyordu. Vefatından sadece birkaç ay önceydi. Sağlığı çok bozulmuştu. Atatürk'le yaptığı görüşme sırasında Zübeyde Hanım’ı da yatağında ziyaret eden ingiliz gazeteci, o anları şöyle nakleder:
Gözüm Paşa'nın yazı masasının üzerinde asılı duran güzel bir Türk hanımının portresine ilişti: "Ne güzel bir yüz!"
Paşa, göze çarpan bir gururla, "Annem,” dedi.
"Onu görmenin büyük zevkine varabilir miyim?” diye sordum. "Çok hastadır. Doktorlar gece gündüz yanındadırlar. Heyhat, korkuyorum artık iyi olmayacak," diye cevapladı.
Sonra merdivenlerden çıkıp hastanın dairesine gittik. Onu bir divan üzerinde, yastıklara dayanıp oturuyor görünce şaştım. ilk önce onun ölüme bu kadar yakın olduğuna inanmak güçtü.
"Yazık!” dedi, Mustafa Kemal, "Onun ıstırabı benim yüzümdendir. Benim sürgün kaldığım yıllar esnasında çektiği ıstırap ve döktüğü gözyaşlarının hesabını şimdi veriyor.” Fazla konuşamayacak kadar üzgündü, sesinde keder vardı.
Zübeyde Hanım'a, "Şimdi siz de onun zaferine iştirak edebilirsiniz, dedim. Oğlunuzla kimbilir ne kadar iftihar ediyorsunuz. Onun yaptığı fevkaladedir. Ben yalnız onun eserini görmüş ve onunla konuşmuş olmakla iftihar ediyorum," dedim.
Bana heyecanla teşekkür etti ve, "Allah'ın bana bu oğlu vatanı kurtarmak için gönderdiğine inanıyorum,” dedi.