"bakınız ben ne kadar kültürlüyüm, yemekteyiz ve gelin kaynana proğramlarını hiç seyretmiyorum. cnbc e seyredip bu ülkede yaşadığımı zannediyorum" diyenlere; senin anan baban da cnbc e seyrediyordu dimi? sen de zaten ingiliz asilzadesisin sülaleden" , dedikten sonra gelelim toplumsal çözümlemelerime.
efenim ben deniz, vaktim olursa özellikle seyrederim, bu tip proğramları. halkın çoğunluğu böyle olmasa da, halkınızı ( kendinizi ) tanımanızı sağlar bu tip proğramlar. hatta bunları eğitici buluyorum. bu tip rezil insanlar daha fazla teşhir edilsinler ki, ne mal oldukları ortaya çıksın. ister para için olsun, ister koca bulma olsun. keşke bunları 24 saat yayınlayan bi kanal olsa.. çünkü bazen insanlar, davranışlarına dışarıdan bakamayınca ne kadar iğrenç davrandıklarını farkedemiyorlar.
üstelik bu hepimiz için geçerli , hepimiz yapıyoruz bu tip şeyleri. işyerinde birisinin arkasından konuşmak, daha iyi bi pozisyona gelebilmek için çıkar amaçlı samimiyetler kurmak vs.vs.. hatta sözlük ortamlarında bile sık sık rastlarız bu durumlara. artı oy almak için arkadaş gurubu kurmak, yazdıklarınla değilde arkadaşların sayesinde karma yapmak gibi.. ama bi an için bütün bunlara dışarıdan bi izleyici olarak bakınca, ne kadar sefil yaratıklar olduğumuz bir tokat gibi patlıyor yüzümüze. eminim ki bi müddet sonra bu sefil yaratıkları görenler bu yarışmaya katıldıklarında bunlar kadar rezil davranamayacaklar. *
yarışmaya dönecek olursak, küçük sürtük nika sayesinde, yarışmayı * naim kazanmıştır. tutankamun nesrin hanımsa haklı olduğu bi konuda haksız duruma düşmüştür. küçük beyni ve büyük cüretiyle, kendisinin aksanıyla dalga geçen naime:
-ulan sende topsun, ben söylüyormuyum yüzüne karşı
demek yerine, sinirlenmiş, sonra da * naim' in çiceğini kabul etmiş, en başta yapması gerekeni en son yaparak yarışmayı terk etmiştir.. küçük sürtük nika ise resmen naime vermiştir ( yani parayı ) . burcu' ya karşı olan derin hislerimi! ise daha önce yazmıştım. (bkz: #4254452)
canımız ciğerimiz mert ise, bütün bu rezillik içinde, adam gibi durarak bizlere " nerede olduğun değil, olduğun yerde nasıl durduğun önemli " sözünü bir kez daha hatırlatmıştır.
evet sevgili sözlük sakinleri bu hikayeden çıkaracağımız dersler:
1: tarhana çorbasına ıspanak katılmaz
2: balık yedikten sonra helva yenmez ( en azından misafir varken denemeyin )
3: açlık hiç bi şeydir damak tadı herşey. ( yani gittiğiniz ortamlarda, aç gibi yemeklere saldırmayın )