karl marx'ın sosyal devrimler teorisine göre, her sınıflı toplumda teknolojinin gelişmesinin motor gücü olan bir sınıf vardır. feodalızm döneminde bu ilerici sınıf burjuvaziydi. çünkü burjuvazi, üretim araçlarının gelişmesini, fabrikaların ve yeni teknolojinin önünün açılmasını istiyordu. bu nedenle gerici feodalizm düzenini devrimle yıktı ve kapıtalizm çağında egemen sınıf oldu (1789 Fransız devrimi). marx'a göre, başlangıçta ilerici olan burjuvazi zamanla gericileşti ve tıpkı kendisinden önceki egemen sınıf olan feodaller gibi, teknolojinin gelişmesine engel olmaya başladı. yine ona göre, kapitalizmde ilerici sınıf işçi sınıfıdır, onun tarihi misyonu kapıtalizmi devrimle yıkıp, üretim araçlarının özel mülkiyetini kaldırmak ve aşamalı olarak sınıfsız toluma yani komünizme yönelmektir.
marx'ın yanıldığı konu işte bu toplumsal devrimler teorisidir. onun iddia ettiğinin aksine burjuvazi, teknolojinin gelişmesine engel olmadı tam tersine üretim araçlarını geliştirdi, kendisi arslan payını almakla birlikte toplumsal refahı yükseltti. "zincirlerinden başka kaybedecek bir şeyin yok" sloganı ile devrimci mücadeleye çağırdığı 'proleterya', gün geçtikçe daha iyi yaşam koşullarına kavuştu. arabası oldu, evi oldu ve komünist partilerinden uzak kaldı. hatta bugün itibarıyla konuşursak, bir çok ülkede işci sınıfı toplumun en tutucu kesimidir. ırkcıların ve faşizan kesimlerin temel dayanağı çoğu zaman işçilerdir. işçi sınıfının teknolojiden yana olması ise gerçekle bağdaşmıyor. 80 li yıllarda ilk üretim robotları fabrikalara girince, işçiler tarafından parçalanmıştır.
rusya'da 1917'de lenin tarafından devrimle kurulan rejimin ne sosyalizm ne de komunizmle alakası yoktur. evet, devrim ayaklanan işçiler tarafından yapılmıştır ancak ilk aylar dışında işci sınıfı hiçbir zaman egemen güç olmamıştır. devlet, işci sınıfı adına calıştıkları iddia bürokratların eline geçmiştir. zaten rusyada'ki ekonomik gelişme de marx'ın öngördüğü devrim koşullarına uygun değildi. o devrimin ancak kapıtalizmin son aşamasına kadar geliştiği ülkelerde, özellikle almanyada bekliyordu. lenin'nin bir nevi çayır ekonomisinde kurduğu "sosyalizm", fabrikaların kamulaştırılması yanında, köylünün topragına da el koyunca tam anlamıyla kıyamet kopmuştur.
sonuc itibariyla, insanlara özgürlük, eşitlik, refah vaad eden komünizm, bürokrasinin egemen sınıf olduğu bir baskı ve açlık toplumu yaratmıştır.