Bir başka hayal kırıklığı daha benim için off neler oluyor bana diye düşüncelere sevk eden film. (tanım uyduruk biliyorum.)
--spoiler--
Film o kadar iyi başladı ki, daha 15. dakikasında hemen ara olsa da sevgilime ne kadar beğendiğimi anlatayım diye düşünceler içindeydim, ilk yarı basit olsa da kadınla erkeğin aşkının başlamasını ve yükselmesini anlatıyordu, ufak ufak heyecan da veriyordu yerine göre gülümsetiyordu ama ilk yarının sonlarına doğru yavaş yavaş klişeleşmeye başlayan filmin 2. yarısı tam anlamıyla fiyaskoydu. Yahu bilen gören birisi bana bu film ile her hangi bir ferdi tayfur filmi arasındaki 5 farkı sayıversin hayrına. Ben sana layık değilim tripleri, senin iyiliğin için gidiyorum tripleri nedir allah aşkına? Sonra adamın pişman olması sadece 1-2 kez araması, onu elde etmek için hiç bir çaba sarfetmemesi nasıl bir kurgudur. Salondaki tüm kadınlarları olduğu gibi sevgilimi de ağlatan finali tekrar izlemektense ferdi tayfur'un necla nazır'ı uçurumdan düşerken kurtaramadığı sahneyi izlemeyi tercih ederim. Kafa sesleriyle konuşmalar, birbirlerine mutluluk yalanları söylemeleri daha sayamayacağım bir çok şey klişe üstü bir bayağılıktaydı. Oyunculuklar iyi, müziklere diyecek hiç bir şey yok, insanı içine çeken mekanlar ve renkler gayet başarılı ama çağan ırmak gibi bir senariste yakışmayacak kadar kötü ve klişe dolu senaryo filmi mahveden en önemli unsur, çoğu yerde şimdi terkedecek, şimdi birbirlerine koşacaklar diye yanınızdakine zehir etmenizi kolaylayacak kadar tahmin edilebilir sahneler mevcut. Vasatın altında bir film.
--spoiler--