tiyatro oyuncusu güzel kızla delice sevişmek

entry10 galeri
    1.
  1. olasıdır.

    yakışıklı biriyim. fiziğim çok düzgün. tiyatroya ise şans eseri başladım. bir arkadaşım aracılığıyla. ve de sevdim sonra. sanat işleri açar beni. karikatür de çizerim. ayrıca kara kalem çalışmalarım da iyidir. her neyse.

    tiyatro hocam bir müddet sonra bana da rol vermeye başladı. bir başka hocamızın dört yıl evvel yazmış olduğu oyunu sahneleyecektik. oyun başladı. ben rol gereği karşımdaki kızı dansa kaldıran ama bunu yaparken ayı gibi davranıp kızın belini inciten ve bu nedenle de kız tarafından reddedilen kaba bir adamı oynayacaktım.

    herneyse. kızı dansa kaldırmak için davrandım. sertçe çektim kendisini. ve ince belinden tutup kırdığım dizimin üstüne yatırdım. çok ani yapmıştım bu hareketi. tam hocamın istediği biçimde olmuştu. tek bir fark vardı ki o da şu: ben hareketi yaparken kız gerçekten sendeledi ve sol eliyle kalçamı bir an için tuttu. ve hemen çekti elini.

    spor yapan bir gencim ben. badi salonlarına gitmem. hem kendimi yorup hem de para verecek kadar mal değilim. tamamiyle kendi çabalarımla hazırlamış olduğum ağırlıkları kaldırır (ki bunlar ağırlığına göre değişen birkaç ayrı parçadır. çok iş görürler), evimin yakınındaki stadyumda da her gün koşarım. bu nedenle çivi gibi bir adamım ben. her nedense bu sertlik kızın çok hoşuna gitmiş.

    **

    zaten provalarda verilen aralarda bana bakışlarından ortada bir numara olduğunu anlamıştım.

    neyse. oyunu iyi oynadık. bitti. millet çıktı gitti. rol arkadaşım olan kız da yanıma gelip beni tebrik etti. daha evvel bir ortamda benimle iddiaya girmiş ama kaybedip göt olmuştu. buna göre bana kahve ısmarlayacaktı. eğer müsaitsen gel bir yere gidelim bugün, sana borcumu ödeyeyim dedi.

    kabul ettim. onun her zaman takıldığı ve takılmaktan memnun olduğu bir mekana gittik. kahvelerimizi içtik. hatta ayvalık tostunu da ben ısmarladım kıza. vallahi olmaz deyip eliyle kolumu tuttu. bir anda bakıştık. içim dondu adeta. ona benim dediğim olacak garabet'i reddetme lüksün yok dedim. kabul etti.

    bir şeyler yiyip içtikten sonra dışarı çıktık. sonbahar biraz hüzünlü ama güzel yüzünü göstermiş, sokaklar çılgınca savrulan yapraklarla bir renk cümbüşüne dönüşmüştü adeta. sarı, kahverengi, yeşilimsi ve gri yapraklar... yerlerde ve çok güzeller.

    *

    kızı bize davet etmeye karar verdim. gel bize gidelim satranç oynayalım dedim. aaa neden olmasın dedi. eve geldik. hemen bir çay koydum ben. satranç oynamaya başladık. beni zorlayamadı. yendim onu. o iyi bir satranç oyuncusuydu. yenilmek biraz zoruna gitmişti. gülerek bana kızdığını göstermek amacıyla şakadan vurmaya çalıştı.

    karşı koydum ben de. aniden nasıl olduysa oldu sağ elim kızın memesini avuçladı. bakıştık yine. gözlerini okudum. istiyordu.

    düzelttim kızı. ardından dudaklarına yapıştım. sonra neler olduğunu ise anlatmak istemiyorum. her şey harikuladeydi. siz bu kadarını bilin yeter. karşı konulmaz biri olmanın ne muhteşem özellik olduğunu sizler asla hissedemeyeceksiniz.
    7 ...