yer yarılsa da içine girsem denilen anlar başlığına yazmayıp, ayrı bir başlık açtıracak akdar bana, çok başıma gelmiş karışıklıktır.. herkesin arada sırada bu tatsız dalgınlığa geldiğini sanıyorum..
misal, üniversitede alt sınıflardan tipin teki vardı.. benim en yakın arkadaşlarımdan birine çok benziyordu.. ama öyle böyle değil, herife kendinden daha fazla benziyordu lan.. valla.. arkadaşımın bu adamı bahçede görüp de ''tüü şu üstümdekine bak ipincecik çıkmışım zibidi gibi..'' dediğini bilirim..
neyse üniversite hayatım boyunca baya istemsiz muhabbetim oldu bu dublörle.. baya aslı kadar fazla konuşuyordum, artık onla da arkadaş olmuştum..
yemekhanede masasına oturup bütün gözlerin bana çevrilmesi mi dersin, bu yolda yürürken peşinden yetişip ''ya amına koyacam şu serdar piçinin de ha..'' diye küfürlü bir geyik başlatma girişimim mi dersin.. adam resmen bizim tayfadan biri gibi oldu lan benim yüzümden.. arkadaş grubunun bütün iç dinamiklerine hakim oldu, son dakika gelişmelerinden haberdar oldu..
hep de aynı yorgun bakışlarla karşılaşıyordum.. be puşt sen de benzemeyeydin o kadar benim arkadaşa.. ben n'apayım? mezun oldum da kurtuldum..
peki ya ilkokulda uzaktan sıra arkadaşımın kafasının arkasını görüp, arkadan ellerimi gözüne kapatıp ''bil bakalım ben kimim hehah..'' demem ve ''mm burak.. yok yok nevzat..'' diye cevap veren sesi zerre tanımamam.. o andaki çaresizlikten gözümden bir damla yaş düşmesi.. ellerimi çekersem rezil olacağımdan saniyelerce çekmemem.. her tahminine hayır demem.. çocuğun sonunda sıkılıp ''ee sierim ula kimsin?'' diye parlaması, benim de ''burak'ım lan!'' diye bağırıp veledi itmem ve o yerden kalkamadan son hız firar etmem ortamdan..
akabinde çocuğun burak'ı bulması ve onu pataklaması.. burak'ın abisinin meğersem mafya babası olması (burak'ın da soyadının corleone olmasından uyanmalıydık) ve o hala ismini bile bilmediğim çocuğu topuğundan ısırması.. evet herifin hem mafya hem de cinsi sapkın olması..
mafya kısmı seneryo da geri kalanlar gerçek abi.. resmen kavga çıktı benim kolpam yüzünden..
ama bunların hiçbiri bodrum'da yaşadığım rezilliğin yanına yaklaşamaz.. vakti zaman valideyle gitmişim bodrum'a.. 3-4 gün annemin bir arkadaşının evinde takılacağız hesap.. bir gece de çıktık annemle o tıklım tıklım caddeye, yürüyoruz yanyana konuşarak..
abi ben bir vitrine mi baktım, ne yaptım, annem ilerledi ben geride kaldım 5-10 metre.. etraf da acayip kalablık, kafayı kaldırdım gördüm annemi yürüyor.. gittim yanına attım kolum omzuna bir şeyler anlatıyorum..
annem ''a-a!'' dedi.. tam niye şaşırdığını sormak için kafamı sağa çeviriyordum ki annemi biraz ileride bana bakarken gördüm..
gözümü ondan ayırmadım.. kolumdaki başka bir kadındı.. ve ''a-a!'' diyordu.. hemen bir şey düşünmeliydim çünkü şimdi başka bir ses farketmiştim:
''şşt la noolyuö lan birader hoop!''
bu panik olma, şok, ne yapacağını bilememe ve öfke duygularının birbirine karıştığı bir erkek arkadaş sesiydi..
düşününce adama hak vermemek elde değil.. hepimiz sevgilimize laf falan atılırsa ne yapacağımıza antremanlıyız ama adamın gözünden baksana; lavuğun teki gelmiş kız arkadaşının omzuna atmış kolunu geyik yapıyor.. system restart çekti adam kendine o saniyede..
peki ben hala nasıl aranızdayım? nasıl kurtuldum?
şu replikle: ''i'm not turkish i can't speak turkish, yeea yes turkey really good raki kebab excellent abi..''
haha sonunda da abi dedim ne panik olmuşsam.. neyse ki herif çakmadı durumu da, bana da çakmadı..