ıssız adam

entry949 galeri video3
    93.
  1. alper'in mavi telaşı ve derinden bakan gözleri vardı.
    ada öyle demişti.
    içi gider gibi bakardı ada'ya ama sanki o bakışlarda bi güvenilmezlik yok muydu.
    çünkü hep o derinlikle telaş içiçeydi.
    hemen bitiverecek gibi.
    ada zaten terk edildiğinde dememiş miydi " biliyodum zaten" diye.
    o da bu telaş&derinlik durumunu fark etmişti, yoksa başka bir şey mi vardı.
    "bayram sabahı sevinci gibisin" dediğinde alper en fazla dört gün süren, hadi haftasonuyla birleşince maksimum 9 gün olan bir süreyi mi kast etmişti. biz mi yanlış anlamıştık ne demek istediğini. biz mi fazla anlam yüklemiştik o cümleye.
    ilk defa biriyle uyuyabilerek, ilk defa birine kendinden bahsederek özel olduğunu hissettirmemiş miydi?
    sanki tavlama anında olan cümlelere inat ,daha kısa cümleler mi kuruyordu. mavi telaştan sıyrılıp...
    uzakta da olsa, kısacık telefon görüşmeleriyle yetinmek zorunda da kalsa yine en iyi annesi bilyordu sanki alper'i.
    biliyordu ne olacağını da hani belki olmaz diye, umut ya... "iyi bak ada'ya" demişti.
    zaten alper'in hakayesi de "senin iyiliğin için" değil miydi.
    tipik günümüz ilişkisi işte.
    çok fazla eleştirmeye gerek yok çağan ırmak'ı.
    ada'nın başından beri kurduğu cümlelerden de, alper'in tekniklerinden de filmin amacı anlaşılıyordu zaten.
    gayet eğlenceli dialoglar vardı, keyifliydi.
    her film "ulak" tadı veremez ki.
    olsa tadından yenmez o ayrı da.
    4 ...