Öncelikle şuraya Türkçe ezanı ilk ve en güzel okuyanlardan hafız Sadettin kaynak tarafından okunmuş ezanı bırakalım. https://youtu.be/-Lt2uOOoOKc
Arapçadan tercüme edilen ve camilerin minarelerinden okutulan şu ezanı bir kez olsun dinlemeden Türkçe ezanı savunan arkadaşlar olduğuna eminim.
Hatta belki de hepiniz öylesiniz.
Öncelikle buna bir son verelim, en azından ne olduğunu bilin ama değil mi?
Kesinlikle muhafazakâr biri degilim, dindar birisi olduğum söylenemez, Arap hayranlığına yorulacak tek özelliğim adımdır onu da ben değil ailem verdi, o da Arap hayranlığından değil dedemin adı diye.
Türkçü bir insan olduğumu söylerim, Atatürkçü de bir insanımdır.
Ama kesinlikle semalarda Allahu Ekber yerine tanrı uludur yankılansın istemem.
Kelime-i şehadet'i duymak varken
Kötü bir tercüme ile
Tanrıdan başka yoktur tapılacak sözünü duymak istemem.
Ben içinde allah adının geçmediği bir ezan istemezdim.
Zulüm değildir belki Türkçe ezan, ama Allah isminin göklerde yankilanmasina bir hasrettir.
Türkçe ezan'da Türkçeleştirilmeyen tek kelime kurtuluş anlamına gelen felahtır.
Allah ismi bile tanrı olarak Türkçeleştirilirken
insanların haydin kurtuluşa diye davet edildiği nokta olan cümle (hayyalel felah) neden haydin felaha olarak bırakıldı?
Zulüm değildir Türkçe ezan ama normal de değildir bu kadarı.