Şimdi ne desek olmayacak, herkes filme gitmek isteyecek. Gitsin de, izlesinler. Çok kötü bir film değil. Ama kendinizi orta düzey bir sinefil olarak görüyorsanız bile etkilenmeyeceğiz bir film. Benzerlerini öylesine çok gördüm ki filmden çok etkilenmem imkansız hale geldi. insanların bunca etkilenmelerinin sebebi ne? Bence herkesin birbirini gaza getirmesi. Birisi salya sümük karşınıza gelip bu filmi anlatıyor. etkilenmeden durmak olur mu? Gazeteler, dergiler, reklamlarda bu film. Snobizm deniyor biraz da buna. Herkesin etkilendiği filmi görmek için dayanılmaz bir arzu duyuyorsunuz. Açıkçası bende biraz bu gazla gittim filme. Babam ve Oğlum'un yarattığı etkiyi bakalım ne kadar geçecek diye bile düşündüm. Ama yapamadı film. Bu filmden kimler etkilenir peki? Öncelikle bekarlar, sevgilisi olmayanlar ve sevgilisinden istemeden ayrılmış,terketmiş ve terkedilmiş herkes. Sevgili özlemi çekenler. Oysa güçlü bir duygusal film çoluk çocuğa karışmış birinde de aynı etkiyi bırakabilmeli. Pek çok sözlük yazarı beğenmiş,ondan daha da fazlası hayran olmuş ve bir kısım da klişe bulmuş. işte ben bu üçüncü kısımdanım. Klişe, neden çünkü "9,5 hafta"yı seyrederseniz orada Mickey rourke ve Kim Basinger'in da benzer ama daha etkileyici bir şey yaşadıklarını görürsünüz. Üstelik bu kadar arabeske kaçmadan, cinselliği de dejenere olmadan yaşarlar. Alper'in cinsel hayatı gereksiz yere seyircinin gözüne sokuluyor burada. ilişki sırasında yaptıklarının da devamı gelmiyor. ilişki sırasında takındığı sert tavrın sebebini anlayamıyoruz. Anlayacağız sanıyoruz ama devamı gelmiyor. Öyleyse neden filmde bu kadar varlar diye soruyoruz sadece. "Green Card" ın filminde Gerard Depardieu ile Andy McDowell'in final sahnesini görün ve Issız Adam'a bir kez daha not verin lütfen. Hangisinin içinizi daha çok titrettiği konusunda objektif olun. Bunun yanına "Casablanca", "Harry Sally ile tanışınca" ve biraz da "En iyi Arkadaşım Evleniyor" u soslayın, alın size Issız Adam. Ama aldığı klişelerle o filmlerden daha üstün olmayı başaramamış bir film olmuş. Oyunculara da gelince, eminim hepsi ellerinden gelenin en iyisini yapmaya çalışmışlardır, hepsinin emekleri vardır ama bana hiç bir karakter ki buna Alper'in annesi de dahil inandırıcı gelmedi. Aslında burada oyunculardan ziyade çağan Irmak'ı suçlamak gerek. Çünkü her karakteri öylesine yüzeysel bir şekilde anlatmış ki seyirci olarak bizim karakterler hakkında net bir fikir edinmemize imkan bırakmamış. Alper kim, neden böyle bilemeyiz. Ada,filmin ana karakteri. Hakkında bildiklerimiz Bursalı oluşu,Güzel Sanatlar mezunu, sevmiş ve bırakılmış biri. Buna bir kaç şey daha ekleyin ama inanın fazlası yok. Biz bu insanların bir şekilde içlerine giremeyince,onlarla bütünleşmeyince elbette ki yabancı kalıyoruz karakterlere ve sarıp sarmalamıyor bizi. Bu sebepten Melis Birkan'ın gülümsemesi yapmacık, Alper'in Ada'nın peşince koştuğu sahneler de abartılı geliyor. "Babam ve Oğlum" da bu böyle değildi. Hangi oyuncuyu yerebilirdiniz olmamış diye.Hepsi birbirinden harikaydı. O şekilde hissettik zaten herbirinin içini, acısını. Ama Issız Adam'da bunu hissettiğimi söylersem diğer filmlere haksızlık etmiş olurum.
Ne yazık ki farklı müzikler kullanılarak aynı filmi çeksek, yönetmenini de Çağan Irmak yapmasak herkes bu filmi arabesk olmakla suçlar ve ajitasyon yaptığını iddia ederdi. Buna benzer bir hikayeyi, film olarak ilk seyreden seyirci elbette ki beğenecek ama bir şekilde bu filmin aldığı klişelerin sahibi olan bir filmi seyrettiğinde "Issız Adam" da da buna benzer sahne vardı diyecek. Oysa ki asıl etkilenen "Issız Adam" olmuş. Yine de zamanlama güzel. Havalar yavaş yavaş soğumaya başlamış, sonbaharın hüznü sarmış etrafı, bu havalarda insan sevmek ve aşık olmak ister. sevgili ister. Bulamadı mı böyle bir filmde kopar gider. Ben etrafta bu kadar çok aşk acısı çekmek isteyen,aşık olmak isteyen insan olduğunun farkında değildim. Herkesi aşık sanırdım,iyimsermişim fazlasıyla.
Sonuç olarak hiç bir şekilde tatmin edici olmayan, olamayan bir film. Bu kış başlangıcında romantik bir şeyler seyretmek istiyorsanız yukarıda adı geçen filmlere "Selvi Boylum Al Yazmalım"ı, "Aşk Zamanı"nı da eklemek isterim. Çağan Irmak'ın artık bir filmde kahramanlarına mutlu sonla veda etmesini de dört gözle bekliyorum. Çağan Irmak, pek çağamamış minik bir dereden hallice bir şey çıkarmış önümüze.