mustafa

entry340 galeri video1
    215.
  1. izlememin üzerinden biraz zaman geçtikten sonra, eleştirileri ve filmle ilgili tartışmaları izleyip, okuyup, gördükten sonra hakkında tekrar bir değerlendirme yapmayı gerekli gördüğüm film. filmi gören birisi olarak ve hakkında ağır bir eleştiri yazmış birisi olarak hakkında söylenen sözlere inanamadığım film.

    (bkz: mustafa/#4165270)

    Birincisi Koskoca atatürk'e nasıl mustafa dersiniz gibi idiotik bir eleştiri dolaşıyor ortada. Bu konuda mantık sahibi kaç kişi bu düşünceyi paylaşır bilemiyorum, bu bir insanın hayatını anlatan bir film, onu yüceltmeye çalışmak gibi gaye de gütmüyor, eleştirmeye çalışmak gibi bir gaye de. Bu bir insan öyküsü ve tabi ki bu insanın ona annesinin seslendiği gibi "mustafa" diye seslenmek o filmi anlatanın hakkıdır. Filmde, turgut özakman'ın da belirttiği gibi bazı yanlışlıklar ve tarihi gerçeklere uymayan hatalar var, bunların ayıklanması ya da düzeltilmesi lazım. Filmde atatürk'ün dini hurafelere karşı durması onu dine karşı bir duruşu var gibi göstermiş bence filmin ciddi hatalarından biridir, düzeltilmesi lazım. Filmle ilgili okuduğum eleştirilerin çoğu atatürk'ün alkol bağımlısı gibi gösterilmesi hadisesi ve meşhur sofralarıydı. ilk eleştirimde de yazdığım gibi bu konu beni de hayal kırıklığına uğrattı ancak atatürk'ü filmde alkol bağımlısı gibi gördüğüm için değil, namı günümüze kadar ulaşan sofralardan sıkılmış olduğu imasıydı, o sofralarda alınan kararlar, fikir çatışmaları filmde yer almamıştı beni hayal kırıklığına uğratan buydu, filmde kesinlikle atatürk'ün alkolik ve sigara bağımlısı olduğuna dair bir ima yok bu da filme yapılan haksız eleştirilerden birisi. Gelelim en meşhur konuya, diktatörlük mevzusuna, evet filmde böyle bir ima var, her ne kadar can dündar bunu bir yabancı gazetenin yaptığı bir haberden kaynaklandığını söylese de filmin genelinde atatürk'ün idealleri uğruna en yakınlarına bile acımayacağını anlatan imalar vardı bence bu da filmin önemli yanlışlarından birisi. Sonra atatürk'ün bir bayanla mektuplaşması hadisesi çok gündeme geldi bence filmin en ilgi çekici yönlerinden biriydi. Atatürk'ün özel hayatı bizi ilgilendirmez biz onu bunlarla tanımak istemiyoruz diyenlerimiz var ama atatürk'ün bir gece fena dağıttıktan sonra, hayatınızı yazmak isteriz paşam diyen bir arkadaşına, "peki bu geceyi yazacak mısınız ?" diye sorması ve "eğer bu geceyi yazmazsanız beni tam anlamında değerlendirmiş olmazsınız." demesi -bu hikayeyi can dündar bir iki defa anlattı- onun gizleyecek, utanacak, sakınacak hiç bir şeyi olmadığını göstermiyor mu? peki onun adına bizim saklama derdimiz neden? Bunlarla birlikte bir çok eleştiri okudum bir çoğu da haksız yere ve bilgi eksikliğinden kaynaklanan eleştirlerdi. Film olumsuz eleştirileri hakedecek düzeyde ve benim için hayal kırıklığıydı ama yapılan eleştirilerin de mantık çerçevesinde olması lazım, film hakkında neden yunan çocuk oynattınız, atatürk neden kısa gösterilmiş hatta hatta filmin sonunda çalan şarkıda umutsuzluğa düşme, çaresizliğe kapılma gibi sözler olmasını, atatürk'ü anlatan filme umutsuzluk ve çaresizlik temalı şarkı koymuşsunuz diye eleştiren bile gördüm. -abbas güçlü ile genç bakış programında bir öğrenci sorusudur.- Dediğim gibi filmde eleştirecek çok yön var bence en ağır eleştiri bazı konular es geçilmiş veya kısa kısa anlatılmış olması ve atatürk'ün anlatılan kısımda yalnız ve mutsuz gibi gösterilmesidir, ben bunun filme senaryo yazılırken yada film montajlanırken, bir tema üzerinde durulmasına bağlamıştım ki zaten can dündar'da bu konuda eleştirleri kabul etti ve filmin 5 saatlik bir versiyonunun olduğunu, bunun bir iki bölüm halinde tv'de yayınlanacağını söyledi, ayrıca kitap olarak da çıkacağını söyledi. Ben inanıyorum ki film ile ilgili bazı eksikler uzun versiyonda ve kitapta kendini kapatacaktır.
    1 ...