islamın ilk zamanlarında ateistler, müşriklerden farklı olarak muattıla olarak isimlendirilirdi. Bunların kaynağı dehriyyun (herşeyin kendi kendine yada tabiattan olduğuna inanan felsefik inanç türü) inancıdır.
Fransızca kökenli tanrı tanımaz anlamındaki Ateist, ati, ate ile arapça kökenli kelime muattıla nın türemiş fiilinin kökü olan atıl (etkisiz), utül (boş ve hâli kılan) ve tatil kelimeleri, dini literatürde hemen hemen aynı manaya işaret ederler. Bu felsefik anlam: Allahı kabul etmeme. Tanrı tanımazlık. Rabbın yok kabulü dür. Muattıla kelimesi, sözlükte “boş ve hâli olmak” anlamındaki atl (utûl) kökünün tef’îl kalıbından türeyen muattılın (boş ve hâli kılan) isim şeklidir. ilk dönemlerde Allah’ın zâtını sıfatlarından soyutlayanları ifade eden muattıla sonraları Allah’ın varlığını tanımayan, tabiatın yaratıcının tasarrufundan bağımsız varlığını sürdürdüğünü ileri sürenler için de kullanılmıştır (bk. DEHRiYYE). Kaynaklarda muattıla yerine ehl-i ta‘tîl tâbiri de geçmektedir.
Pek tabi bunlarla ilgili ayetler var.
"Yoksa onlar bir Yaratan olmaksızın mı yaratıldılar? Yoksa kendi kendilerini mi yarattılar? Yoksa, gökleri ve yeri onlar mı yarattılar? Hayır, onlar kesin bilgiye ulaşmaya gitmezler." Tur-35/36
"Yahut Kur'ân'ı "kendi uydurdu" mu diyorlar? Hayır! Onlar bu iddialarında samimi değiller. Onların inanmaya niyetleri yok da onun için bu kabil sözler sarf ediyorlar. Eğer bu iddialarında samimi iseler Kur'ân gibi bir söz getirsinler bakalım!" Tur-33/34
"Akılları mı kendilerinden bunu istiyor, yoksa onlar azgın bir toplum olduklarından mı böyle yapıyorlar?" Tur-32