istanbul insanının gerçeklerle baş başa kaldığı anlarda efkara düşmesiyle söylediği sözdür. insanın gözleri dolar, içmek ister, bağırmak ister bağıramaz(malum kalabalık bir şehirde yaşıyoruz. bir müzik açılsa alt komşu, üst komşu, yan komşu yani hepsi tık tık diye duvara vuruyor.),kafa bambaşka yerlere gider, hiçbirşey bilinmek istenmez, her şeyi bırakıp çekip gitmek istenir ama yapılamaz çünkü bütün sevdikleri istanbul dadır. kaldı ki onu efkara sürükleyen şey de her neyse(karşımıza genellikle sevgili veya tek taraflı aşk olarak çıkmakla beraber, para formuna dönüştüğü de görülmektedir.)o da istanbul dadır. onu terketmek istese de o peşinden gelir. onu terk etmez. en sonunda insan bırakır herşeyi vurur kafayı uyur. sabah kalktığında hafif baş ağrısı olarak yeni şansların verdiği umut ile güne başlar.