''8 tane bira içmiştik. yüzümüzde baflar adanalılarla beraber alsancakta polisten kaçıyorduk. her yer duman, gaz. bağırış çağırış. polisin sert müdahalesi gecenin ilerleyen saatleri ile daha da artmıştı. bize bilgi geldi insanları kordondan denize döküyorlarmış. izmirde oluyor bunlar. ibne fethullahçıların bunu sembolik olarak yaptığını anladım. nasıl ki biz yunanı denize oradan döktüysek onlarda türkü aynı yerde sıkıştırmıştı bu sefer. öfkeden kudurdum. alkolün de etkisi büyük. ekibimle beraber gazi kadınlardan çıktık. sağda solda yaralılar vardı gözüm bile görmedi. hiç yasal olmayan şeyler vardı aklımda. aralardan bankaların olduğu caddeye çıktık. bir iş hanına girdik. aklımda çatıya çıkıp kordondaki durumu analiz etmek vardı. polisin tomaların ve halkın nerelerde olduğunu görmem gerekiyordu. fakat çatıya ulaşamadım. çocuklar bu sırada bir dershaneye girmişler yağmalıyordu. nabıyonuz lan dedim. dershanenin adını söylediler. sikin anasını dedim. bi portreyle göz göze geldik. balkondaki çocuklardan biri polis aşağıdan geçiyor dedi. balkondan baktım yolda barikatlar vardı. boş barikatlar. birlik şeklinde ilerliyorlardı üstlerinden. o dönem en sinir olduğum bu gün bile üzerinde düşündüğüm eli sopalı sivillerle birlikte. gece saat 3. o sırada engelleyemediğim bişey oldu. adanalılardan biri dershane sıralarından birini balkondan polislerin üstüne attı.
özür dilerriiiiz diye bağırdık. önemli değil dediler. konu kapandı.