bu durumu iki farklı açıdan ele almak gerekir. birincisi çay ikram edilen müşteri gözüyle, ikincisi de çay ikram edilen kişiyi izleyen diğer müşteri/müşteriler gözüyle. çay ikram edilen müşteri, bankaya birden fazla gelmiş, yüklü parası olan ya da kredi çekmek için bankayı ankara asfaltına çevirmiş kişidir. ister istemez şube çalışanları ile tanış olmuştur, yüzlerde istenmeyen/zoraki bir samimiyet vardır. çayı içen zengin müşterinin vakti boldur, lakin şube çalışanlarının ona ayıracak fazla zamanı yoktur. çayını içsin gitsin modundadırlar. kredi çekmek için gelen müşteri ise çayı içerken aklından paranın nasıl geri ödeneceğini, kesilen komisyonların hesabını yapmaktadır. burada çayın tadının hiçbir anlamı yoktur. diğer müşteriler gözü ile de olay, işi de ne bitmezmiş üstelik birde çay içiyor gitmedi gitti. kodaman herhal, bankacılar el üstünde tutuyor. bana bile çay ikram etmediler, acaba sıram gelince ikram ederler mi düşüncesiyle sırasını beklemekte oluyorlar.