Bu zihniyetle çocuk doğurup büyüten ebeveynler, bencil, çıkarları uğruna üreyen kişiler topluluğudur.
Evet aile sevgisi ve bağlılığıyla büyüyen bir çocuk için bu bir zorunluluk değil, yüreğinin sesidir.
Ama asla bir zorunluluk olarak görülmemeli, yapamayanlar kınanmamalı, eleştirilmemelidir.
Elbette destek olunmalı, imkanlar el verdiğince maddi ve manevi olarak yanlarında olunmalıdır.
Lakin bana bakmaya mecbursun gibi bir söylem son derece duygusuz ve sevgisiz bir emirdir.
Günümüz insanının yoğun ve yorucu iş, aile, sosyal yaşamı birebir bakmaya uygun olmayabilir, bunu, bir yardımcı ayarlayarak ya da insani koşullarda hizmet veren huzurevleriyle de pek alâ gerçekleştitebilir ama tabii ki üstlerinden ellerini, dikkatini ve sevgisini eksik etmeden.
Ben kendi adıma diyorum ki:
Evladımın bana birebir bakma gibi bir zorunluluğu yoktur, paşa paşa huzurevine gider, yaşıtlarımla kahve höpürdetmeyi, iki kelam ederek yaşamayı tercih ederim.
Yeter ki, sevgisini eksik etmesin!