sefiller, savaş ve barış gibi devasa romanları bir ay içerisinde bitirmiş biri olarak en fazla üç gün sabredebildiğim kitabın berbatlığına katlanılamaması durumu. yahu bu kadar mı olur birbiriyle alakasız şeyleri sıralayıp habere saçma sapan tamlamamalar kurmak... yok aga marifet değil bu. evet kafandaki belli belirsiz bir şeylere temas edip anılarını falan canlandırabiliyor ama bu çağrışımların sebebi de zaten kelimeleri çorba etmesi. son derece doğal yani. nasıl anlatsam ki, adamın aklına afrikadaki bir siyahinin yarrağının karalığı diye bir şey geliyor sonra bunu istanbul'daki bir ara sokakla özdeşleştirmeye çalışıyor gibi mantıksız bir şey. laf salatası yapmak tesadüfen başarı ve nobel ödülü getirebiliyor demek ki.