türkiye'de ikinci bir dil olarak zorla türkçe öğretilen 20 milyon insanın ana dili. hakkâri'ye gittiğimde türkçesi "bozuk" bir amca bundan dolayı benden özür dilemişti. cevabım şu oldu: "amca sen türkçeyi bilmesen şimdi anlaşamayacaktık. asıl ben senden kürtçeyi bilmediğim için özür dilemeliyim."
kendi içinde her dil gibi ahengi olan bir dildir. batı dillerini öğrenip caka satan, konuştukları zaman batılıların ağzının içine düşen bünyelerin kürtçe konuşanları duyduğunda "ıyy, ne kadar da kaba" demesi emperyalist ruhun tezahürüdür. zîra hiçbir ezilen halk diğerlerinin dilini hâkir görecek bir yapıya sahip değildir.
bu da zihniyetin dille iki taraflı etkileşimini ortaya seren bir durumdur. koloniyel kafadaki türk faşistlerinin bu nedenle aşağılamaya çabaladığı, çabaladıkça da battığı bir duruma vesile olur. aşağılamaya çabalarken batmak... buradaki ironiyi lütfen kaçırmayın.