Lisan bahsidir!
Belki “en büyük” değil de, çözülmesi elzem esaslı bir mesele olarak “dil bahsi”dir; Türkiye’deki blr arızadan bahsedebilmek için “Türkiye’deki en büyük sorun” denilirken kastedilen “arıza, mevzu, mesele, aksaklık problem” manasına “sorun!” ile suâl sîgasında kullanılan “sorun” arasındaki farkı kaç kişi farketmiştir? Söylemek istediğim, insan, lisanı kadar vardır ve bir milletin boşlukta yer kapladığının hesabı ileri memleketlerde “edebiyat” sahası ile ölçülür. Ve konuşmak, esas itibariyle “düşünmek” olduğu için, günümüzde umûmî olarak kullanılan lisanın dar kalıpları, bu vasat kültür atmosferi içinde evvela ilk başta nelerin halledilip fasledileceğini tayinde zorlanmaktadır. Evet, insanın ufku lisanı kadardır; çünkü âlemdeki her şey lügatlarda topludur; bu manadan olmak üzere Türkiye’de ilk başta çözülmesi gereken meselelerden birisi lisan-dil bahsidir; kısır, yavan, düz bir lisandan edebiyyat, yani “mücerret ve müstakil bir idrak zemini” doğmaz. Hâl böyle olunca değil problemleri çözmek daha nelerin esaslı problemler oldukları dahî bilinemez. Neticesinde, değil yeni keşif, icad ve yenilikler, kendi aralarında dahî anlaşamayan bir toplum olunur.