Biçimsel yönden oluşturulan tarz, ister istemez hepimizin ilgisini çeker. Bir insanın olağandışı giyinmesi, saçlarını alışılmışın dışında tasarlaması; dövmeleri, piercing ve küpeleriyle oldukça hoş bir uyum yaratması, sözgelimi tüm vücudunu bir bütün olarak oldukça çekici bir kompozisyon haline getirmesi ve bir doğallık içinde kendini doğaya bırakmasıyla bizlere zenginlik sunması birçoğumuza pozitif duygular yaşatır. Farklılık her koşulda herkesin ilgisini çekecektir. Kimileri bu farklılığı yadırgayacak, kimileri ise defalarca izleyecektir. "Kız öyle güzel ki, ben dönüp bakmasam bile gövdemin içinden iskeletim dönüp bakıyor." şeklinde harika bir film repliği hatırlıyorum.
Bu güzel biçimselliğin içerikle de beslenmesi ve uyumlu olması gerektiğini düşünüyorum. Yani doğaya böyle farklı bir tarz sunan insanların bilim, sanat, felsefe gibi alanlarda bir parça da olsa kendisini yetiştirmiş olması, çok daha güzel bir hava katacaktır. içinizden "Ooo, bir de ejderhası olsun mu?" diyorsunuz, biliyorum; fakat ben, çok da üst düzey özelliklerden bahsetmiyorum. En azından temel kavramları bilsin, diksiyonu düzgün olsun, kendine ait cümleleri, düşünceleri, fikirleri ve hayalleri olsun.
Düşünün, yazımın başında bahsettiğim kompozisyonu oluşturan bir bireyin gelenekçi olduğunu. Bir düşünün, düğünlerde oynayanların alnına para yapıştırdığını. Yanmakta olan sigarayı ağzından hiç düşürmeden kahvede ödetmesine okey oynadığını, Serdar Ortaç konserine gittiğini düşünün! Hahaha.
Serdar ortaç'a kadar geldiğime göre Konu iyice dağılmış. Sonuç olarak insanlar, birbirini rahatsız etmediği sürece dilediği kadar bakabilmeli.