çevresel etmenlere bağlanmasına ben gülüyorum. insanlar besin gördüğü için açlık hissi oluşmaz, açlık hissi temelde içgüdüsel olarak vardır, besin bunu uyarır veya uyandırır. bu mantığı cinsel algıya da ekleyebilirsiniz. birinin kendi cinsine mi yoksa karşı cinse mi istek duyacağı onun genetiğinde vardır. bunlar öyle çevreyle değişmezler. eğer çevreyle bunlar değişiyorsa eşcinsel olduğu için çatıdan atılıp taşlanarak öldürülenlerin olduğu bir yerde bu hissi ayakta tutan nedir?
sonuçta çevre bu hisse karşı en acımasızca tutumunu sergilemiş oluyor ama kişi gene de bundan kopamıyorsa o halde bunun kaynağını çevrede aramak boş bir çabadır.
cinsel eğilimlerin insanın iradesinde olmadığını ve ne yapılırsa yapılsın asla kaybolmayacağını düşünüyorum. hastalıktır değildir bu tabiplerin bileceği iş ama vardır ve gerçektir. bu bakış açım tüm cinsel eğilimlere yöneliktir. nasıl ben erkek olarak bir kadına baktığımda belli uyarıcıların etkisinde arzulamaya geçiyorsam bu obje seçimi farklı insanlarda farklı da olabilir. bunun ne derecesi kabul edilir ne derecesi sapkınlık olarak görülür orası sizin etik algınıza kalmış artık.