şizofreni insanlar görmüşümdür hatta yaşadıklarım da olmuştur. yazacaklarım tamamen gözleme dayalıdır. şizofreni birinde görülen en temel şey gerçekle gerçek olmayanı ayırt edememesidir. bunu en iyi ifade eden ise konuşmalarıdır. bir şizofreni artık dönem dönem mi diyeyim konuşmasında gerçekten aşırı derecede kopar. bu kopuşu sağlayan şey sanrı veya varsanılardır. mesela bir şizofrenle yolda yürüdüğünüzde bir anda, hiç beklemeden araba plakalarına bakarak bu plakalardaki yazılardan bir anlam çıkardığını görebilirsiniz. ancak bu anlam çıkarma birinin saçmalamasından daha ötededir. çünkü hiçbir mantığı temelde yoktur. ayrıca gördüğü sanrıların korku yaratması sonucu bedenlerinde titreme de olabiliyor. mesela birinin kendini öldürmeye geleceğini düşünebiliyor. sizi de korumak için saklamaya çalışıyor. ayrıca onu belki zehirlersiniz diye sizin elinizin değdiği ( o orada yokken, görmüyorken) yemekleri yemiyor. kuşkuculuk görülüyor. tabi bunların hepsini tıbbi bir karşılığı vardır ama ben tamamen gözlemlerimi söyledim. ayrıca şizofrenler zararlıdır algısı tamamen saçmadır, adamlar o muğlak aklıyla bile, titrerken kaçmak yerine sana da zarar vermesinler diye seni saklamaya çalışıyorsa bu insanları zararlı atfetmenin çok acımasız bir bakış olduğu görüşündeyim. ve o kişiler bu gördüklerinin gerçek olduğuna inandığı halde bunu yapıyor. biz gerçeği olduğu gibi algılayan insanlar dışarıdan eli bıçaklı biri geldiğini görsek topuklamak yerine kaçımız sevdiklerimizi saklayıp onla mücadele etmeye girişirdik?