büyücülük dinle hemen hemen aynı döneme rastladığı için çok köklüdür. ancak büyücülük din dışı sayılsa da bu dinsizlikle ya da bugün bizim anladığımız dinsizlikle aynı şey değildir. ilkel insanların ruh inancı, ruhu da insanlar gibi düşünmesi o ruhlar arasında iyi ve kötü ayrımı yapmaya onları itiyordu. işte dindarlar iyi ruhlarla iletişim kuruyor onlardan hem korkuyor hem de saygı duyuyordu. büyücüler ise kötü ruhlarla iletişim kuruyordu. o halde bütün kötülüğün kaynağı bunlardı ve bunlar da dinsizdi. hatta dinsizlere karşı duyulan öfkenin altında bile bu derin nefret vardır. yine kutsalla saygısızlığın öfkelenen, kutsal tanımamazlığın kötülükle özdeşleşmesi de bu yüzdendir. yani dünyada hiçbir dinsiz yokken de dinsizlik nefret edilen bir durumdu denebilir.