inanmak istiyorum; güzel günlerin geleceğine bir daha içinde bulunduğum durumdan daha kötülerini yaşamayacağıma vs ama genelde hep daha kötüleri olur çünkü hayat böyledir cümlesinin arkasına sığınmak bunu gerektirir.
Kaç kişiye daha el sallayacaksın? Kaç kişiye daha gitme diyeceksin ey kadınz? (Kendime taş attım, off hiç de canım acımadı)
Daha ne kadar saklamacağım ne kadar daha aynı yalanlar sürecek? Bebeğim sen herşeyi unutuyorsun da neden 6-7 sene öncesini unutamıyorsun ha?
Kim kapatıyor ağzımı? Doğruluğuna inandığım gerçekler nerde? Hani etik kurallarım hani ahkam kesmelerim, hani benim asla yapmam dediklerim? Nevrim döndü nevrim! Başkalarının mutsuzluğuna sebep olamam ama ya benim mutsuzluklarım yarıda kalmışlıklarım tükenmişlik sendromlarım (!), yitip giden bir daha da geri gelmeyecek şeyler nerede?
Bakın şurada son sigaramı içiyorum yarın markete uğrar yine bir paket alırım. Nerde ulan benim aldığım ama uygulamaya koyamadığım kararlar? Hani benim bilmem kaç kilo almış şişko çirkin sıfatım?
Noluyor abi bana? Nereye gidiyorum? Olmayacak kimi bekliyorum ben? Kimin hayalini kuruyorum? Yıldız ablanın da dediği gibi "içimde öyle güzelsin ki kirletmeyeceğim onu seninle!" demelerim nerde? Niye o telefon belli bir kişi tarafından çalsın diye bekliyorum? Yok işte anam babam imkanı yok, yolu yordamı yok bu kaosun.
Allahın ıslah edemeyeceği kişilerden miyim neyim?? Haşaaa!