belgesel nasa'nın mars'a insanlı yolculuk için ilk yaptığı projenin anlatılmasıyla başlıyor. buna göre dünyadan mars'a gidiş geliş için yeterli güçlü roketler olmamasından, yeteri miktarda da yakıtın mekiğe yerleştirilmesi mümkün görülmediğinden mars'a gidişin ay üstünden yapılması düşünülmüş. bu yüzden ay'a gidip orada bi üs inşa edilmesi projesi ilk elden şart.
bunun dışında ayrıca bi de uzayda ikinci ve devasa bi üs inşası daha zorunlu. belki de mühendisler, işçiler falan buradan kalkıp aya gidecekler, bilmem. neyse, iki tane üs inşası, sayısız mekik fırlatma (aya gidiş geliş) sonrasında ay üstünden, ayın da düşük yerçekimi sayesinde daha az güçlü roketler ve az yakıtla mars'a gidiş ve geliş planlanmış. mars'a giden astronotlar bi iki gün de mars yüzeyinde kalacak ve amerikan bayrağını dikip geri döneceklermiş.
iki günlük mars macerası ve bi bayrak dikmenin şu projeyle maliyeti ne kadarmış peki.. sıkı durun, dört yüz elli milyar dolar!!.. senato tabii ki nasa yetkililerinin suratlarına "hassiktirin len manyak mısınız" diyememiş ama projeyi çöpe atmışlar ve mars'a gidiş çıkmaz ayın son çarşambasına ertelenmiş.
işte bu noktada zubrin ve bi meslektaşı yeni bi projeyle çıkmışlar. bu belgesel de bu projenin üstüne kurulu zaten.