"merhaba. ben cengiz atay. mahallenizin kara kedisi. kötü tohumu. kötü şeyler yaptım hayatta, evet. ama bana kötü diyen adam hiç sevmemiş demektir. çünkü siz kimi kandırıyorsunuz? birini sevmek, başka her şeyi daha az sevmek değil mi? birini seçmek başka her şeyi ateşe atmak demek. biriyle gitmek, biriyle gerçekten çekip dibine kadar gitmek, arkandaki herkesi öldürmek demek. işte o yüzden ömer, bana hikaye anlatma kanka. benden daha safsın diye daha çok hak etmiyorsun eyşan'ı. haksız mıyım? he?.. işine gelmeyince susarsın tabi. az değilmişsin sen de ha. tam kazandım dedim, son gülen sen oldun kanka. niye mi geldim? kıçımı kurtar diye geldim tabi! ne bok yicem ben şimdi! kız sana ihanet etti, yedi bitirdi seni, öldürdü! ama yine seni seçti.. çocuk senin çocuğun. aşk mı bu şimdi? hı? aşk her türlü boku yiyip, yine onun kapısının önünde mi bulmak kendini? niye gidemiyor bu kız senin yanından ömer? niye unutamıyor oğlum seni? bak senden bir şey istiyorum kanka. bir daha bana bakıp da seni düşündüğünde, alma oğlum yanına! öldün oğlum sen! n'apıcaksın gül gibi kızı? he? her şeyi hesapladım sandım. bir şeyi unutmuşum. ölüleri kandıramazsın.. ölüleri yenemezsin! o zaman ne kalıyor bize? gitmek kalıyor. görüşürüz ortak. orda buluşuruz diyeceğim ama, içimden bir ses aynı yere gitmeyiz diyor. ''