bir şirket de satış elemanları şirket arabaları ile müşteri bayi pazar alanlarını gezme yerine, eğlence şahsi işleri gezmek tozmak ile uğraşıp benzin paraları yemek paraları otoban köprü ücretlerini şirketin üzerine yıksa ve bir kaza yapmaları sonrası bu durum ortaya çıksaydı ne olurdu?
şirketin yönetim kurulu her halde satışın başında ki müdürü sorguya çeker ve müdürün haberim yok demesi muhtemel ve müdürü ve bunu yapan personeli tazminatsız işten atarlardı.
her ülkede derbeler olur, hukuksuzluklar olur, kanun ve teammüllere aykırı devlet içinde bazı birimler tutum sergiler.
Bu birimler suç işlerken hukuka aykırı davranırken sistem de boşluklardan yararlanırlar.
Tabi ki bu birimlerin başında olan yöneticilerin sorumluluk alanında olan insanların yaptığı hukuksuzluk ve yanlış tutum davranışları ile suçlu olmasalar fiilen işin içinde olmasalar, durumdan habersiz olsalar bile ilk hesap veren kişiler olmuştur.
mesela fransız istihbarat servisi, fransa'nın nükleer denemelerini protesto ederek dünya genelinde nükleer karşıtı ve fransa zararına çalışan greenpeace'in rainbow warrior gemisini sabotaj düzenleyip batırdı.
amerika, güney amerika da yandaşlarına silah sağlamak için cia kokain pazarına el attı ki ödenek alamadı ve bu tamamen gizli olması gereken bir operasyondu.
iran ırak savaşında her iki tarafa da silah sattı amerika.
almanya bir gecede baader meinhof terörün kökünü kazıdı, militanlar hapisde intihar etti ve hapis olmayanlar örgüt içi hesaplaşma vb nedenlerle öldürüldü.
kızıl tugaylar italya da tamamen pasifize edildi, bunun için mafya dan yararlanıldı.
türkiye de asala...
bunlar ortaya çıkınca sorumlular yargı karşısına çıktı.
devlet de yaptığı işler yok sayıldı.
tüm özlük hakları tazminatları emekliyse maaşları elinden alındı.
hepsi bedel ödedi.
kimine göre hain, kimine göre kahraman, kimine göre dönek, kimine göre hukuk dışı haydut oldu.
ama hiç birisi bir daha ekranlar önünde devlet adamı olarak arz-ı endam edemedi.
devlet denen olgunun ciddiyeti gereği hata yapan kişi kurum ve bu kurumda kim varsa ilk önce sorumlusu hesap verir, yukarda ki örneklere bakarsanız hepsi de verdi.
maalesef bir polis memuru bir devletin büyükelçisini vuruyor ve normal adli vaka gibi bir durum yaşandı.
oysa, bu fransa veya almanya herhangi bir avrupa da olsa emniyet sistemini hallaç pamuğu gibi atarlardı.
bırakın devlet beline silah verip can emanet edeceği kişiyi seçme soruşturma da zaafiyeti gösterenleri, bu polise elbise diken terzi, rozet yapan aksesuarcıya bile gel buraya derlerdi.
Yukarıda ki örnekler ve kurumlar bu kurumların yöneticileri sorumluları suçlu algısı oluşmasın. Asla böyle bir şey düşünülemez ama yönetici konumunda bir kişi, kurumunda otokontrol hiyerarşik açısından bir açık zaaf bir hata olduğu zaman yasal zorunluluk, herhangi bir kanun maddesi gereği olmasa bile ilk hesap veren olarak adeta günah çıkarır gibi görevini bırakır ve sorumluluğu alır.
pardon, ne diyordum ya...
ben buraya nasıl geldim.