Demet Akalın, ibrahim Tatlıses’in uçağına "Leş gibi"demiş ve eklemiş:
"Boş zamanlarımda gidip temizleyeceğim..."
Böyle bir manasız ama zararsız bir espri yapmış.
Adam da yememiş içmemiş, okuyunca gözlerime inanamadığım şu cevabı vermiş:
"Eskiden at, avrat, silah vardı. Şimdi atın yerini uçak aldı. Demet Akalın, benim nasıl bir ’binici’ olduğumu bilir. Ben leş gibi bir ata binmem!"
Mutlu da diyor ki, hepimiz bu adamın ne demek istediğini gayet iyi anlıyoruz, salak değiliz, cümle aleme ilk fırsatta, ilk alınganlıkta, ilk atışmada "Ben bu kızla yattım arkadaş!" diye ilan ediyor.
Ve haklı olarak bize soruyor:
"Bu Türk erkekleri ne zaman adam olacak? Sıkıştıkları anda, söyleyecekleri lafları olmadığı anda ’Eee... ööö.. ama ben onu becermiştim?!’ demekten ne zaman vazgeçecekler?"
Bütün Türk erkekleri için geçerli değildir ama çoğunluk gerçekten de böyle.
Benim anlamadığım da şu: "Becermek" karşılıklı olan bir şey değil mi?
Ben mi yanlış biliyorum.
Bir de güzel bir şey.
Bir erkek, bir kadını "beceriyorsa", aynı anda o kadın da, o adamı "becermiyor mu?"
Peki o zaman niye ortalığa atlayan "Onu götürdüm!"imasında bulunan hep erkekler oluyor?
Sen onu götürdüysen, o da seni götürdü...
Ne var yani!
""Ulan hadi ikisi de saçmalamış da ee siz de sıçmışınız ama sıvayamamışınız. "Becermek" ne lan?""