güzel yaşamak

entry3 galeri
    3.
  1. https://galeri.uludagsozluk.com/r/1818961/+

    Yaşamak şakaya gelmez, büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
    bir sincap gibi mesela, yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden, yani bütün işin gücün yaşamak olacak. Yaşamayı ciddiye alacaksın, yani o derecede, öylesine ki, mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda, yahut kocaman gözlüklerin, beyaz gömleğinle bir laboratuvarda          insanlar için ölebileceksin,
    hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,                       
      hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,                        
    hem de en güzel en gerçek şeyin                                       yaşamak olduğunu bildiğin halde. Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı, yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin, hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,    
    ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,                                       yaşamak yanı ağır bastığından.    

    Diyelim ki, ağır ameliyatlık hastayız, yani, beyaz masadan,             
      bir daha kalkmamak ihtimali de var. Duymamak mümkün değilse de biraz erken gitmenin kederini biz yine de güleceğiz anlatılan Bektaşi fıkrasına, hava yağmurlu mu, diye bakacağız pencereden, yahut da sabırsızlıkla bekleyeceğiz               
    en son ajans haberlerini. Diyelim ki, dövüşülmeye deşer bir şeyler için,  
    diyelim ki, cephedeyiz. Daha orda ilk hücumda, daha o gün           
    yüzükoyun kapaklanıp ölmek de mümkün. Tuhaf bir hınçla bileceğiz bunu,      
    fakat yine de çıldırasıya merak edeceğiz                        
    belki yıllarca sürecek olan savaşın sonunu. Diyelim ki hapisteyiz, yaşımız da elliye yakın, daha da on sekiz sene olsun açılmasına demir kapının. Yine de dışarıyla birlikte yaşayacağız, insanları, hayvanları, kavgası ve rüzgarıyla                                    
    yani, duvarın ardındaki dışarıyla. Yani, nasıl ve nerede olursak olalım         
      hiç ölünmeyecekmiş gibi yaşanacak...                                                                      
    Bu dünya soğuyacak, yıldızların arasında bir yıldız,                       
    hem de en ufacıklarından, mavi kadifede bir yaldız zerresi yani,                        yani bu koskocaman dünyamız. Bu dünya soğuyacak günün birinde, hatta bir buz yığını yahut ölü bir bulut gibi de değil, boş bir ceviz gibi yuvarlanacak                       
    zifiri karanlıkta uçsuz bucaksız. Şimdiden çekilecek acısı bunun, duyulacak mahzunluğu şimdiden. Böylesine sevilecek bu dünya

    "Yaşadım" diyebilmen için...

    Nazım HiKMET                                     
    28 ...
bu entry yorumlara kapalı.
© 2025 uludağ sözlük