1299 yılında güçlenen ve devlet olma adımlarında ilerleyen, 1302 tarihinde koyunhisar savaşı ile de bu hedefini geliştiren, diğer tüm imparatorluklar gibi yayılmacı bir politika izleyen devlettir.
beylikten devlet olmaya giden süreçte osmanlı'nın genişleme siyaseti, iznik' in alınmasında izmit'e kadar ilerlemesinde etkili olmuştur.
osmanlı, avrupa'nın içinde bulunduğu karışık ortamdan, türk beyliklerinin kendi aralarındaki mücadelerden yani büyük bir siyasi boşluğun olduğu bir dönemde büyümüş ve büyümeye devam etmiştir
durum böyleyken osmanlı devletinin doğması ve büyümesi için iyi bir ortam hakimdir ve osmanlı da bunu iyi değerlendirmiştir.
cihat politikasıyla hareket eden osmanlı, ilk başlarda , hala beylikler hakim iken , daha hümanist ve barışçıl noktalarda durmuş, belli bir güce ulaşınca ise selçuklu gibi büyük bir devlet olma gayesine girmiş ve o hümanist çizgiden ayrılmıştır. bu yüzden de karamanoğullarıyla beraber anadolu'da hakimiyet mücadelesine girmiştir. bu da osmanlının türk beyliklerine karşı barışçıl politikalarının belli zamandan sonra hakimiyet çatışmasına döndüğünün kanıtıdır.
hukuk kurallarında ise osmanlı devleti, kuruluşundan yavuz dönemine kadar olan süreçte töre hukuyla, daha sonraki süreçlerde ise şerri hukukla yönetilmiştir. özellikle halifelik makamından ötürü de cihat politikası da yoğunluk kazanmış, bu yüzden de askeri kimliğe önem veren bir osmanlı devleti karşımıza çıkmıştır.
yıkılışının temel nedenlerini coğradi keşiflerden başlatabiliriz. çünkü coğrafi keşiflerle zenginleşen avrupa, osmanlı'ya bağımlılığını en aza indirgemiştir ve coğrafi keşiflerle beraber matbaanın ve pusulanın bulunması da reform ve rönesans hareketlerinin oluşmasında büyük etkendir. tabi ondan sonrası da işte fransız ihtilali ve sanayi devrimiyle yaşanan sanayi inkılabıdır.
en son ise osmanlı devleti ikinci meşrutiyetle yıkılma sürecine girmiş ve resmi olarak da 1 kasım 1922'de saltanatın kaldırılmasıyla yıkılmıştır. kuvay-i milliyeciler için de sevri imzaladığı gün yıkılmıştır.