Adnan’ın evinde 18 kadındık. Uyanacaksın, makyajını yapıp, kıyafetini giyeceksin, o uyanmadan aşağı ineceksin. Kıyafet dediğim yarı çıplaksın. Hep beraber oturursun, Adnan üzerinde sadece beyaz uzun paçalı bir donla karşına gelir. Bütün gün evde öyledir. Döver, söver, kafamızdan aşağı yemek döker, küfür eder, taciz eder, dalga geçer, cinsel ilişkiye zorlar. ‘Bakışlarını beğenmedim’ der, saçından sürükler, çırılçıplak soyar, döver. Bunları yaşadıktan sonra bir de özür dilersin, o sana bağırır, çağırır, sen ona ‘Tamam aşkım, bir daha yapmayacağım’ demek zorundasın. Ona mutlaka ‘aşkım, sevgilim’ diye hitap etmelisin.
Sadece kadınlarla ilişki kurmuyor. Çocukları da istismar ediyor. Zaten 7 yaşından sonra ilişkiye girilebileceğini savunuyordu. Onlara mini etek giydirip taciz ediyordu. Bizimle tabii ki cinsel ilişkiye giriyordu. Striptiz yaptırıyor, beğenmeyince yüz kere tekrarlatıyor, kaydeden kameraların açılarına bile bakıyor, özel kalça kamerası koyduruyordu. 1998’den beri iktidarsız ama sapkın, sapık işte.
Bu sapık Ankara’da büyümüş. Küçükken hep pavyonların önüne gidiyormuş. Pavyon kadınlarının profili bunun beynine girmiş. Hepimizi o kadınlara benzetti. Belli birkaç doktor var, isimler gizli kaydediliyor, estetikler ona yaptırılıyor. ‘Ben istemiyorum’ diyemezsiniz.
Gazete okurken bile sapık. iki kız, yarı çıplak gazeteyi tutuyor, sayfalarını çeviriyorduk, o da okuyordu. Artık gazeteyi tutmaktan ellerimiz titriyordu ama umursamıyordu. Çoraplarını biz giydiriyorduk. Telefonu eline almıyor, kızlar kulağına tutuyor. Bir dakika geciksen olay çıkarıyor. Ayakkabısını giymeden fön makinesiyle ısıtıyorduk.
Kendini bütün peygamberlerden üstün görüyordu. Viski içiyor, sapkınlık yapıyor, oturup utanmadan peygamberi eleştiriyordu. Dinden bahsettiği tek yer televizyon. Onun dışında Allah dediğini duymadık. O kitapları satın alanlara söylüyorum, bütün para onun fantezilerine gidiyor.