Dresden ile alakası olmayan Çek başkenti Alman milletinin olamayacak kadar da kendine has canlı bir şehirdir. Bu ülke de yaşamamış (altını çiziyorum bakın gezmek görmek eğlenmek vs. değil) birilerinin zırvaladığı blogları yazıları falan boşverin. Eğer yolunuz düşerse, nerede yemeli nerede içmeli nerede partilemeli gibi soruları kesinlikle Google amcaya sormayın. Peki neden? Sorduğunuz da belki de hayatınız da bir kere gideceğiniz, Avrupa’nın kalbi ( benim gözbebeğim ikinci memleketim) olarak tanımlanan bu şehri aslında anlamamış (görmemiş, gezmemiş değil) sizden önce oraya gidip 3-5 gün patilemiş muhtemelen zengin çocuğu kokoş hanım kızlarımızın deneyimleri ile sınırlı kalırsınız. Yhaaa Karlovy lazne ye gitmeden sakın dönme yoksa çok pişman olursun böyle her katta farklı müzik türünde tam kopmalık süper bir yer gibi boş tavsiyeler çünkü gitmeden önce o da bir yerlerden Karlovy lazne sübliminaline maruz kaldı. Şimdi bunca eleştiri sonrası Prag ile ilgili tavsiye yazmak olmaz. Belirtmek istediğim şey sadece Prag ile sınırlı değil eğer bir gezi planladıysanız biraz oluruna bırakın. şehrin sokaklarında kaybolun ve içinizdeki gezgini bulun yoksa bir el de akıllı telefon haritalar açık şekilde diğer el de selfie çubuğu sayısız fotoğraf ve boş bir anı defteri. Eğer biraz bulunduğunuz yerden turlamak isterseniz buyurunuz; https://youtu.be/--kgXEbP8Tg