ben çok kolay insan silen biriydim. bu çok yalnızlaştırıcı bir şey.
yarın 10'da buluşucaz dedik ve 10:10'da mı ordaydınız? yani beni bekletiyorsunuz yeterince değerli görmüyosunuz ve alındım ve sizi hayatımdan siliyorum!
her gün merhaba derken bir gün selam mı dediniz? böyle değişken bir insanı hayatımda bulunduramam hadi eyvallah!
sonra terapistim bir gün beni kutladı. sebep ise yine saçma bi sebeple alındığım bir arkadaşımı alttan almam ve tepkimi hemen koyup yollarımı ayırmamamdı.
"bu insanın sana kasıtlı olarak zarar verdiğinden emin olsan ve nefret etsen bile, bu insan senin bir gün işine yarayabilir. yalnızlık nöbetlerinden birinde arayıp dertleşebilirsin ve insan insanın zehrini alır, rahatlarsın. bir yerde rastlarsın ve seni kariyerin için önemli biriyle tanıştırıp yolunu açabilir. bir insanla bağını bu kadar kolay koparmak seni uzun vadede çok yalnızlaştırır." gibisinden bir şeyler dedi.
ve ben o günden beri umursamamaya başladım, ergenliğimi kendime sakladım ve fake it until make it eyledim.
sonuç? artık çok daha sosyal ve mutluyum. tavsiye ederim.
artık terapistlerin bile terapisti olmalı ve parayı bulur bulmaz haftada 3 farklı terapiste gitmeyi planlıyorum
şöyle ki, eski erkek arkadaşım bana sık sık "seni küçükken bi ara evlatlık verip geri mi almışlar" diye takılırdı. o kadar çocuksuydum, nerde nasıl davranılacağını bilmiyordum ki... kafam basmıyordu insan ilişkilerine ve çok aptal, tuhaftım çünkü. belli ki ben ebeveynlerimden yeterince bilgi sağmayı, onlardan yeterince yararlanmayı becerememiştim. neden onlardan şüphe etmediğime gelirsek (bkz: kardeşin mükemmel olması)
bu yüzden terapistler artık hayatımın bir parçası olucak. bence terapistler ebeveynlerimizle yarım kalan işimizi tamamlıyor. bizi tekrar baştan yetiştirip düşünce hatalarımızı düzeltiyor. ve benim buna çoook ihtiyacım var.