muhalifi "gerçek solcuların aslında müslüman olması" olan önerme. her ikisi de tartışılır.
islam demenin, aslında diğer tüm ideolojilerin, izm'lerin ya da isimlerin, doğrularının silinmesi demek olmadığı bir gerçektir. yani bu şudur: islam doğruların kaynağıdır. bu doğrular ilk insanla birlikte doğar, onunla büyür ve gelişir. bu doğruların "dağıtıcısıdır" da, islam aynı zamanda. insanın tüm varlık sahasına dağıtır doğrularını, dağıtmıştır. yani kesişmenin, kesişim kümesinin etkenidir o, edilgeni değil.
doğrudur; gelenekselci (tanımlayanın klasikler dediği) mümlümanlar devleti fazlaca taltif ederler, kutsarlar adeta. fakat bu durum islamdan mı geçer insanlara? bu yanılsamanın ortaya çıkmasında, bu ülkede yaşayan insanların -belki- binlerce yıllık geleneklerinin ve kodlarının izi yok mudur? oysa islam'da sadece allah'ın kutsadığı kutsaldır ve kutsal devlet diye birşey yoktur. o devleti ya da devlet etmenin kendisini tek başına kutsamamıştır kata. ne var ki; adil devlet edene itaati emreder. ve etmeyenin karşısına ise ebuzer olup, dikilmeyi tabi.
dinleri, ideolojileri değerlendirirken yapılan en büyük hata ya da en azından işin kolayı ise; onu/onları cahili müntesipleriyle değerlendirmek, müntesiplerinden yola çıkarak tanımlamaya çalışmaktır belki de. halbuki, handiyse bunların tümü bir kaynağa sahiptir ve erdem sahibinin yapacağı ise bu kaynakla savaşmak olmalıdır.