pink floyd'a da yetişemedik. olmadı. hep bir umuttu benim içimde, bir gün beş efsaneyi sahnede canlı görebilmek, ihtimal verdiğim bir umuttu. ben senin gilmour'a gidip "hadi bir dünya turnesine çıkalım" deme ihtimalini sevdim; sense syd'e "hazırlan geliyorum" dedin.
yarattığın ve yaşattığın her şey için, tüylerimizi her zaman diken diken edebildiğin için, sen ölünce birbirine taziye mesajları gönderen arkadaşlarımla olan bağımın en kalın halatı olduğun için, the great gig in the sky için, echoes için, bana gecenin şu saatinde gidip cin almamı sağlayabilecek enerji verdiğin için teşekkürler.
70'lerin en yakışıklı rock müzisyeni: biliyorum ölmedin, tanrının müzik dinleyesi geldi.
"just you let me know
how do you feel?
how do you feel?"
güle güle.
edit:*
bu entry'yi girdikten hemen bir dakika sonra, 3000 küsür şarkının arasından, shuffle; dark side of the moon'u seçti. pink floyd zaten bu değil midir? .. süper oldu bence. neyse rich, tekrar güle güle. *