O Şirazlı güzel verirse muradımı
Bağışlarım siyah benine hem Buhara'yı
hem Semerkand'ı.
Ver saki ölümsüzlük şarabını.
Bulamazsın çünkü Cennette
Gulgeşt-i Musallâ'yı,
Ruknâbâd kenarını.
El’aman şehre fitne salan,
tatlı dilli dilberlerden!
Yağma sofrasına döndü gönlüm;
Gitti ah, gitti elden!
Eksik aşkımızdan müstağnidir yârin cemali.
Boyaya,
bene,
makyaja olur mu güzel yüzün haceti?
Anladım ben günden güne artan güzellikten
- hani Yusuf'da vardı -
ismet perdesinden çıkarır aşk Züleyha'yı.
Küfür etsen,
yollasan lanet,
dua ederim yine sana.
Yakışır acı sözler zira o tatlı lâl dudaklara.
Kulak ver öğüdüme canım benim.
Candan sever mesut gençler
bilge pîrin öğüdünü.
Mutribden, meyden söz et;
Arayıp durma evrenin sırrını.
Çözmedi;
çözemez kimse hikmetle bu bilmeceyi.
Eh Hafız;
bir gazel söyledin ki;
inciler deldin.
Gel, oku güzel güzel ki,
Saçsın felek şiirine Süreyya incilerini.