“Türk ordusunu isyana kışkırttığım iddiasıyla on beş yıl ağır hapis cezası giydim. Şimdi de Türk donanmasını isyana kışkırtmakla suçlanıyorum.
Türk devrimine ve senin adına ant içerim ki suçsuzum.
Askeri isyana kışkırtmadım.
Kör değilim ve senin yaptığın her ileri dev atılımı anlayabilen bir kafam, yurdumu seven bir yüreğim var.
Askeri isyana kışkırtmadım.
Yurdum ve devrimci sen karşısında alnım açıktır.
Yüksek askeri makamlar, devlet ve adalet, küçük bürokrat ve gizli rejim düşmanlarınca aldatılıyorlar.
Askeri isyana kışkırtmadım.
Deli, serseri, gerici, satılmış, devrim ve yurt haini değilim ki, bunu bir an düşünebileyim.
Askeri isyana kışkırtmadım.
Senin eserine ve sana, aziz olan Türk dilinin inanmış bir şairiyim. Sırtıma yüklenen ve yüklenecek hapis yıllarını taşıyabilecek kadar sabırlı olabilirim. Büyük işlerinin arasında seni bir Türk şairinin felaketiyle ilgilendirmek istemezdim.
Bağışla beni, seni bir an kendimle meşgul ettimse. Alnıma vurulmak istenen bu ‘devrim askerini isyana kışkırtma’ damgasının ancak senin ellerinle silinebileceğine inandığımdandır.
Başvurabileceğim en devrimci baş sensin. Kemalizm’den ve senden adalet istiyorum.
Türk devrimine ve senin başına ant içerim ki suçsuzum.”