Beş para etmez kesimi ağırlıkta olsa da dişe dokunur çalışmalar yürütenleri de var. Ancak Türkiye'de çoğu akademik kadro siyasetin üniversitelerde kadrolaşması için. Medyada sıkça yer alıyor. Üniversitelerde derin ilişkiler yürüyor. Bu yüzden akademisyenlerin çoğunun bilimle falan ilgisi yok. Resmen cehalet de yayıyorlar.(Daha bugün: https://odatv.com/akraba-...-savundular-12011956.html ) Hulki Cevizoğlu geçen haftalarda katıldığı bir programda üstü kapalı olarak çok iyi değerlendirmişti: https://youtu.be/cIpf10C3pZY?t=967 https://youtu.be/cIpf10C3pZY?t=5243
Açıkcası yapılacak şey bellidir. Bu kadar üniversite, bu kadar akademisyen bu ülkeye fazla! Bu üniversiteleri; liselere, yüksekokullara çevireceksin. Büyük bölümünü kapatacaksın. Ayrıca bir insanın "akademisyen" olmasını niçin diğer akademisyenler belirler onu bir türlü anlamış değilim. Niye bir kimse bazı kimselere "eyvallah" etmek zorundadır? Amaç bilimse; insanlığa yararlı olmaksa... Ast-üst ilişkileri olmadan da bu yapılabilir. Yani "sistemsel" bir sorun da var. Bilim öyle akademisyenlere "koltuk" dağıtılacak bir alan mı ki? Olmaması gerekir. Koltuk dağılımı olunca, kadrolaşma olunca, balık baştan kokuyor zaten.