işkencede öldürülmüş olduğunu devlet kabul etmiş, hatta özür dilemiş. bu noktada vurgulamak istediğim iki şey var.
bir, acaba nasıl sonuçlanacak. mesela manisa'da çocuklara işkence etmiş olan güvenlik elemanları da mahkeme sürecine tabii tutulmuşlardı ama mahkemelere bile gelmemişler, çoğu da terfi etmişti. ayrıca mahkemenin zamanaşımına uğrayıp düşmesi için çalışılıyordu ve galiba hala bi sonuca bağlanmadı. bu gidişle yakında manisa'daki çocuklar işkence görmüş olduklarıyla kalacak ve onlara işkence yapanlar da terfileriyle ödüllendirilmiş olacak.
engin ceber'in öldürülmesinin yargıya intikal etmiş olduğu haberi gelince acaba aynı oyun bi daha mı sahnelenecek diye şüpheye düşüyoruz. ama bu sefer bi fark var, açık açık devlet özür bile dilemiş. o yüzden yıllardır sahip olamadığım bi iyimserlikle "belki bu sefer farklı olabilir" diyorum.
ikincisi, ceber'i öldürenler gerçekten cezalandırılsa bile ceber'in geri gelmeyecek olmasından dolayı bu sürece burun kıvıranlara bi iki şey söylemek istiyorum. evet engin artık öldü ve ne yaparsak yapalım onu geri getiremeyiz ama başka engin'lerin ölmesinin önüne geçilebilir eğer engin'in katilleri ceza alırlarsa. bugüne kadar her işkencecinin ödüllendirildiği geçmişe sahipken yeni birine işkence yapmakta hiç de ellerini korkak alıştırmıyordu bunlar. hatta öyle ki artık bizimle dalga bile geçmeye başladılar. eskiden birini öldürdüklerinde camdan aşağı atarlar ve intihar etti derlerdi, bugün biri gözaltında beyin kanaması geçiren çocuk için "bana kafa attı, o yüzden beyni kanamıştır" diye buyurmuş. artık gemi iyice azıya aldılar, alay ediyorlar bizimle.
işte bu yüzden bu dava bi dönüm noktası olabilir. engin'in katilleri ceza alırlarsa bi nevi gözdağı olabilir ve bugünden sonra eski rahatlıklarıyla adam öldüremeyebilirler. öldürmeyi geçtim, en azından bizimle dalgalarını geçemeyebilirler.
bu yüzden takip edilmesi elzem bi davadır ve peşi bırakılmamalıdır. engin öldü ama başka engin'ler işkencelerde ölmesin.