engin çeber

entry99 galeri
    13.
  1. ölüm boynundaki kara ilmigi koparıpta çıkmış alınçatına
    zülüm barbar bir alçak gibi hüküm sürüyor acının koynunda
    iklimler devşirirken kendini
    ve avuçlarken gökkuşagının yedi rengini
    yangınlar sarıyor ıssız solgun kentleri
    belki de bundan;
    artık hüznü ve acıyı palaşıyor yaşayanlar
    cüceler tanrıları duysun diye dua ediyorlar
    demirci çocugun çekicini sallamasından bile
    korkuyor zalimler
    boyacı kızın fırçasıylakara gökyüzü yıldızlara boguluyor
    kentleri agır agır saran gün yüzüne vuruyor
    yalnızlıgını karanlıgın
    önce topragı sonra suyu ve camları yalayarak
    rengini gözlerine salıyor ölümün
    ve ses, ve ses yitirmezken kendini
    solgun susuşlarda umarsızlıgın
    yeni bir uyanışın muştusu olup yükseliyor
    kuşatılmazlıklara dogru
    kimisi yüreklerini kefen gibi açıp
    gömmeye hazırlanıyorogullarını kızlarını
    kimisi de bedeninden kan sızarken
    özgürlügün dinmeyen ezgisiyle kuşatıyor daglarımızı
    inceden bir sızı vuruyor alnına gögün
    çorak toprakları bahara çalıyor ölülerimiz
    ve haykırıyor
    TÖREMiZDENDiR
    hiç kimse süpürmeyecek o yeri

    alınmadıkça bedenlerin bedeli
    silinmeyecek zebanilerin kanlı ayak izleri...

    enbin ceber ölümsüzdür!

    yürüyüs dergisini dağıtırken polis tarafından sırtından vurularak felç bırakılan ferhat gerçek den sonra, yine yürüyüş dergisi ( yeni kurtuluş ) dağıtımı yaparken tutuklanıp, cezaevinde gardiyan ve jandarmanın işkenceleri sonucu hayatını kaybetmiş devrimci.

    işe bakın ki dağıttıkları derginin adı yürüyüş, ama ne engin ne de ferhat bir daha yürüyemeyecek. yasama tamam da! yürütmeyi yanlış anladık sanırım.
    5 ...