babası yavuz sultan selim in tam tersi icraatler yapmış ulu padişahımızdır. babası oldukça sert bir karakterdi, kendisi ise oldukça mülayimdi insanlara karşı. babası doğuya yürümüştür, kendisi ise sadece batıya. ve daha aklıma gelmeyen bir sürü şey de babasının tam tersi karakterde ilerlemiştir. bunun açıklaması ise, babasının kendisine bile oldukça ters davranmasıdır. hayran bile olsa babasına, onu çok sevmezdi ama asla ayağını kaydırıp onun yerine geçmek istememiştir. sultan süleyman' ın babası ile ilgili bir anısı şu şekildedir.
"yavuz sultan selim oldukça uzun bir seferden dönmüştür ve babasının karşısına günlük kıyafetlerle çıkmıştır. sultan selim onu azarlamıştır. 'ben ki cihan padişahı, islam halifesiyim ama sen benim karşıma bana saygı gösterecek şeylerle çıkmıyorsun. tez üstündekileri değiştir.'
sultan selim yine çok uzun bir seferden dönmüştür, aradan yıllar geçmiştir ve şehzade süleyman unutmamıştır o azarı. bu sefer üzerine oldukça pahalı ve abartı derecede şık kıyafetler giymiştir. ancak sultan selim onu yine azarlamıştır. bu sefer demiştirki 'ben ki cihan padihaşı ve islam halifesiyim ama sen bana yakışacak şeyler giymiyorsun. sen bu kadar şık giyinirken, halkın ne durumda biliyor musun? sen bu kadar harcama yapmazsın. tez üstündekileri değiştir'
rivayet odur ki, sultan selim ile oğlu sultan süleyman hayatlarında iki kere karşılaşmışlar ve her ikisinde sultan selim sultan süleyman' ı azarlamıştır.
şidm gelelim sultan süleyman' ın hürrem sultan ın kuklası ve kölesi gibi davrandığı söylentilerine. aslında devleti hürrem yönetiyormuş. herkes biraz akıllıca düşünürse bunun gayet normal birşey olduğunu düşünebilir. kukla yada köle olmak değil, devleti yönetmek konusunda. kanuni' nin o zamanlar yaptığı bir sefer en az 7-8 yıl sürer. zaten 7-8 tane sefere çıkmış olsa, hayatında kaç kere hürrem' i görmüş olabileceğini siz hesap edin.
hürrem sultan içinde ayrı bir parantez açmak gerekir ve bu konuda feministleri kışkırtmak istiyorum. çünkü enderun mektebi nde eğitim almış bir kadının devlet yönetecek kapasitede olmadığı ima ediliyor çoğu zaman. bir kadın hemde dönemin en büyük okullarından birisi olan enderun mektebinde okumuş bir kadın bir imparatorluğu yönetecek kapasiteye sahip değil midir?
son olarak; kanuni sultan süleyman' ı -ki kendisine muhteşem süleyman der batılılar- küçük görmek için ondan daha büyük olmak gerekiyor. kendisi tam bir tutkundur. hem dinine hem kadınına hem sanatına hem de devletine. bu bütün erdemlere sahip olmak herkes için kolay değildir. bok atarak farklı görünmek isteyenlere selam ederim.