çeşitli gruplara kendini ait gören insanlar olup dalga geçilmesinden asla hoşlanmadığım gerek giyimleri gerek duruşlaryla olsun ülkemizin özellikle meşhur caddelerinde bulunan vatandaşlarımdır.kendim hiçbir gruba ait değilim fakat bu insanların neden bu şekilde garip bir kimliğe büründüğünü derinlemesine incelemek gererekir ki gelin inceleyelim. öncelikle amerikan kültürünün yalnızca ülkemizi etkilediğini söylemek ahmakça olur.dünyanın çeşitli yerlerinden arkadaşı olan biri olarak bu emperyalizmden özellikle bizim gibi gelişmemiş ülkelerde-kore,polonya,sırbistan- bu durum bizden daha ileri düzeydedir hatta kimi zaman o ülkelerin vatandaşları amerika'yı kendi ülkelerinden çok sevdiğini şahsıma söylemişlerdir .işte bu kültür emperyalizmi kendisini önceleri sağ sol çatışmaları gibi fikir kavgalarıyla hissettirmiş günümüzde ise küresel markalara dayalı bir sömürüye dönüşmüştür. önceleri çok büyük fiyatlarla satılan bu mallar tüketici kesimin çoğalmasıyla bir nebze de olsa daha geniş kesime hitap etmeye başlamıştır.pahalı olması insanları ürünlerden ilk sıralar uzaklaştırsa da yapılan reklamlar-nba'da basketçilerin ayakkabıları,ingiltere ligi'ndeki topçuların ayakkabıları gibi- başarılı bir stratejiye oturtulup ürünü almanın gereklilğini bilinçaltına sürmüştür.bu stratejiyle insanlar pahalının en güzeli,o markanın çıkardığı yeni ürünlerin daima güzel olacağı,ünlü bir isim giyiyorsa bu ürünü kesin güzeldir gibi bir anlayışa sürüklemiştir. ilkin zengin kesim bunu kullanarak yaymış ardından fakir kesim de zenginlerden aşağı kalmamak için kendi egosunu diğer bir tabirle üstünlük kurma çabasını yine bu markalar aracılığıyla gerçekleştirmiş, eldeki avuçtaki her şeyi bu küresel canavara bırakmıştır. şimdi adidas,nike,converse giymeyen toplumda daha doğrusu arkadaş ortamında kendini yalnız hissediyorsa bu durum küresel canavarın başarılı olduğunun kanıtıdır. aslında bu sadece giyimle sınırlı değildir. yine meşhur amerikan dizisi lost da bu pazarlamaya bir örnektir ve insanlar amerikalıların daima iyi diziler yaptığını düşünmekte ve amerikaya hayran olup onun mallarını almaya yönelmektedir. şu günlerde ise pazarlanan diğer ürün cnbc-e kanalıdır. çevremde gördüğüm kadarıyla bu kanaldaki dizileri seyretmeyene cahil gözüyle bakımaktadır ve yine ezilen insanımız da kendini ingilizce öğrenmesi gerektiğine inandıracak neticede tonlarca parayı ingilizce öğrenmeye yatıracak ve sonuçta kasa yani amerika ya da ingiltere gibi kapitalizm beşiği ülkeler karlı çıkacaktır. işte bu tikky, punkçı, rockçı, rapçi denen ve amerika'da doğan çeşitli oluşumlara hayran olan gençler sağ sol çatışmaları ve darbelerle ömrü geçen eski kuşağın çocuklarıdır ve bu çatışmalardan faydalanan kapitalizm bu gençleri tuzağa düşürmüştür. zira kendi müziğimize bile küfretmekten çekinmelerinin nedeni budur;cahilliktir, aldanmışlıktır, yanılgıdır. bugün müziğimizi hiç sevmeyen bu nesil ileride bu kapitalist ürünü şarkıları, kültürleri vb. ülkemize sokacak ve zaten sıkıntıda olan yurdumuzun kültürünü daha da yozlaştıracaklardır.
sonuç mu ben insanların hepsini seviyorum ama biraz daha bilinçlenmeye davet ediyorum. ne olur bize, kültürümüze ait olan şeylere sırt çevirmeyin. bir gün kültürünüz de kaybolursa sığınacak neyiniz kalır ki?
not: amerika'ya ya da türevlerine düşman değilim;cahilliğe düşmanım.