kızıma not

entry4 galeri
    4.
  1. Ve baban yaş almadan yaşlandı kızım.
    Parmaklarında övünç taşırken
    Senin imkanını düşürdü avuçlarından.
    Olmak, bir üzereliktir kızım.
    Zaman bahsi çok sık açılır.
    Geçmiş damlarımızdan sarkar.
    Gelecek çoktan yitirilmiş bir henüzlüktür kızım.
    Bir kedim de vardı inanır mısın?
    Siyah tüyleri arasında elimi kaybederken
    Mırlamasından duyduğum huzuru hiçbir şeyde duymadım.
    Onu çok özlüyorum bugünlerde.
    Üç kadeh daha içtim
    Birkaç sigarayla beraber.
    Annenin lüzumsuz hakikatleri kulağımı tırmalıyor, kızım.
    Ben daha yokken bu dünyada
    Yerime kim yaşadıysa
    Her şeyle bozmuş arasını.
    Ben daha yokken
    Kim yaşadıysa yerime üstelik
    Benim yerime bıkmış.
    Bundan sanırım
    Doğduğumdan beri surat asışım.
    "Sen hüzünlenemezsin" dedi bana annen.
    Baban hüzünlenmez kızım.
    Evin içinde sigara içemezmişim.
    Neyse.

    Onlarca insan doldurdum tabaklarıma,
    Henüz bitirmeden bıraktım masamda
    Merhabaları çok gördüm bir de.
    Günlerini tek başıma tükettim.
    Bir sürü kabe yıktım sözgelimi.
    Şimdi seni tavaf ettiğime bakma.
    Kesilen tırnağını dahi hak ediyor değilim.
    Annen karşılıyor benim sevinç bedelimi de.
    Turuncu bir saç takmış tanrısı ona
    Göz rengini bilmem,
    Baban renk körü kızım.
    Ama sen ne renk olursan ol
    Seni görür.
    Hatta ne renk olursa olsun sensin.
    Yani seni görür.
    Elleri parmaklarıyla nasıl birleştiyse annenin
    Bir bütün olarak değdiğinde uyuşur kalırsın.
    içki de neymiş o mahmurluğun yanında.
    Kıskanmanı istemem,
    Senden önce uyudum dizinde.
    Çok yastık bilmezdim yine öncesinde ama
    Ondan sonra hiç yastık bilmedim.
    Sarılmak da bilmedim.
    Benim bütün evrende
    Yanındayken yalnız hissetmediğim tek şey o kızım.

    Sabahları inşa ediyorsun uyanarak,
    Gün ayıyor minik ellerinde.
    Terlemiş kafana bir öpücük bırakıp
    Kahveme koşuyorum yalın ayak.
    Baba diyorsun arkadan...
    Bütün varlık alemi kendi içine gömülüyor
    Lisan yetersizliğini yitiriyor bir kelimeliğine,
    Bir sen kalıyorsun bir de sesin:
    Baba.

    Annen mi nerede?
    Sorulacak soru mu yahu,
    Orada işte
    Kokusu dahi geliyor.
    Yatağı da burada.
    Annen mi nerede?
    Sahi annen nerede kızım?
    Bir kere daha sorma lütfen.
    Söyleyemem sana senin hiç var olmadığını.
    Söylemem gerçekliğin varlığın yalnızca bir minvali olduğunu.
    Başka bir evrende
    Yahut başka bir yaşamda olduğunu söyleyemem.
    Annen mi nerede kızım?
    Ben de soruyorum aynı şeyi çok kez.
    Susmayacaksın değil mi?
    Israrcısın benim gibi.
    Annen kızım,
    Bir başka çocuğun anne diye çağırdığı bir yerde.
    Hayır, üzülme.
    Hiçbirisi yaşanmadı.
    Sen olmadın.
    O defne yaprakları hiç taç olmadı başımıza.

    Belki kızım,
    Görüşmek üzere
    Belki başka bir hayatta.
    5 ...